Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Bütün Bir İnsanlık Yalana Teslim !..

15-05-2009
2854 kez görüntülendi

Bugün ülkemizin için de bulunduğu, sosyo-ekonomik-kültürel ve ahlaki durumu izah etmeye kalkarsak, sığınacağımız bir limanımız olsun istedim! Bugün bu ülke hemen hemen her sahada öyle ucuz hareketlerin ve sıradanlığın için de ki ,  gözümüzü nereye çevirirsek çevirelim,ad koymakta zorlanıyoruz doğrusu…

 

Öncelikle ifade edeyim; eğer aklımız ve vicdanımız hala bize doğruyu söyle ve yaz diyorsa bunun tek sebebi vardır. Allahın rızasını kazanmak, O’nun için buğz  etmek  ve sevgimiz de,  nefretimiz de O’nun emrettiği ile mükellef olduğumuz şuuruyla hareket etmeye çalışmak olarak ifade edebilirim…

 

Bugün yaşadıklarımızın ya da bu ülke insanına yaşatılanların sorumlusu olanlar, her şeyin doğrusunu bildiklerini ve bu durumun ilelebet süreceği vehmindedir. Başka bir deyişle gafletindedir! Necip Fazıl’ın Çile şiirin de bu gafleti izah eden güzel bir kıta vardır;

     

            “Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;

              Mekanı bir satıh, zamanı vehim.

              Bütün bir kainat muşamba dekor,

              Bütün bir insanlık yalana teslim.”   

 

Evet, insanımızı yalana teslim eden şey nedir?

Bu sorunun muhatabı , eğer soruya inanıyorsak biziz ve cevap verecek olanda yine bizleriz! Günlük kısır çekişmelerimizden bir an sıyrılalım ve bu dünyada yaşayabileceğimiz bütün güzellikleri hatırlayalım…

 

Bu rüyamıza kimseyi ortak etmeyelim. Ne siyasetçinin söylediği kof sözlere, ne de aydınım diye meydan yerini sıradanlığa mahkum edenlere… kısaca ne şuna ne buna ,  velhasıl;  sorumuza, ,fıtratımızdan  gelen hakikatlerimize kulak vererek, vicdanı cevap arayalım…

 

Bu yazıyı siyasi tercihlerimize kurban etmeden yazmaya çalışıyorum, bunu yeri gelmişken söylemek istiyorum! Onun için söylemek istediklerim sizlerin vicdanlarına daha rahat nüfuz eder diye temenni de ediyorum…

 

Ben ruhi çalkantılarımızın, hayatımızı kuşatan bütün meselelerimize derman olacağını düşünüyor ve inanıyorum… O çalkantılar bizi, sağ salım limana ulaştıracak yegane kurtuluş gemimizdir.  Istıraplarımızın ,    idealize edildiği bir dünyaya ne kadarda ihtiyacımız var. Ama öncelikle ıstıraplarımızın adını koymalıyız ya da idrak etmeliyiz ki; yukarda sorduğumuz sorunun cevabını bulabilelim. Eğer idrak noktasın da eksik kalırsak, başa dönmüş oluruz ve bu bizim aradığımız cevabın bulunmasını imkansız   hale getirir!

 

Dünya ölçeğinde de ülkemiz de bir akıl tutulmasıyla karşı karşıya olduğumuz bir gerçek. Bu kısır döngüyü tersine çevirecek elimiz de bize ait, keşfi yapılmış saklı hazinelerimiz var.  Biz hala sorularımıza, açmazlarımıza cevap bulmak için türlü şaklabanlıklar yaparak, asıl olandan uzaklaştıkça uzaklaşmaktayız!

 

Farkındayım, anlatmak istediklerimi zaman zaman dağıtıyorum. Öyle olunca da var gücümle kelimelere abanıyorum. Ben de debeleniyorum tabiri caizse! Ne yapıyım ki, sığınacak limanımıza ulaşmak için dalgalı denizlerden nasiplenmemiz kaçınılmaz oluyor bizim içinde… Zaten sorduğum soruya hep beraber cevap arayalım diye baştan kendimi de sizi de bağlamışım! Onun için, hiç birimiz  , cevap bulma sorumluluğundan kaçmaya çalışmasın… Bunun ön şartı da, yürekten istemektir bir şeyi.  İstemek ,  hem de nasıl istemek,  istemenin yollarını arayıp bulacağız başka bir yol da yok zaten bu sorularımıza cevap bulmamız için. İmam-ı Rabbani “ istemek nail olmaktır. Allah kabul etmeyeceği duayı ettirmez” diyor.

 

Şunu da ifade edeyim yeri gelmişken. İnsan özgür olmak istiyorsa bu sorumuza vereceği cevaplar onu da özgürleştirebilir! Öyle ya ;  başıboş olmayı ,her aklına geleni ifade etmeyi özgürlük sananların ortaya koyacakları geçerli bir nedenleri de olmuş olur böylece!...

 

O halde; yaşadığımız çağın bize dayattığı yalanlardan kurtulmak için, ne yapabilirimizin derin  ıstırabını duymalıyız. Istırabı, derdi olan kim varsa “sahte kahramanların” zerk ettiği, şahsiyetsiz ve taklitten öteye geçmeyen tüm düşünceleri elinin tersiyle itecek,”bizi yalanlarına mahkum edenlere” her saha da okkalı bir tokat atarak “bir ayağı ezelde, bir ayağı ebet de” yepyeni bir dünyanın doğuşunu müjdeleyecektir…

 

Görüşmek üzere,Allaha emanet olun….

 

Yorumlar

  1. rizelinin tavrı?
    en fazla da rizeli yalanlara mahkum oldu,hele çay parası açıklandıktan sonra bakalım rizelinin tavrı insan gibibi yoksa mahkum bir tavırm mı olacak,göreceğiz!

  1. ben buyum şarkısını dinliyoruz...
    hakkı bulutun -ben buyum- şarkısını dinlemeyenimiz yokuz sanırım.esasen adam diyorki ben buyum arkadaş sen ne dersen de ne yaparsan yap ben buyum değişemem.peki siz bu insanlarımı değiştirmeye çalışıyosunuz yoksa yaptıklarınımı anlatmaya çalışıyosunuz önce bunda mutabik olmalıyız.doğrusu ben rize,liyi daha çok küçük yaşlarda gözümde hep büyütmüşüm şimdi bende büyüdüm ve gerçekten o zamanlarda yaşımızın küçüklüğüyle bakıyomuşuz her şeye.şimdi daha farklı bir pencereden bakıyorumda almış başını gidiyor bir yanaşmacı zihniyet.yazarın dediğine çok katılıyorum doğru bir yaklaşım ancak yalansız vede dolansız bir zümre kalmamış artık.çay fiyatları açıklandı mesela kimsede ses seda yok- ya oy verdim ama olmaz bu- de hiç değilse adam körü körüne bağlanmış aşık olmuş yani tabi bu platonik bir aşk karşısındaki bunun bir yanaşmacı olduğunu yarında başkalarına hizmet edeceğini biliyor ve ona göre değer veriyor işte anlayın bu kadar bir değer yani çaya verilen fiyat inanın rizelinin değeridir.doğrusu anlayamadığım bir şeyde sayın anap çayeli ilçe başkanı muhammet safinin azda olsa sesi çıkmış ki onada yapılan yorumlar çok yersiz ve çok akıl dışı.ben bunu bilgisizliğe yorumluyorum.hele bazıları çıkıpta sayın mesut yılmaza olumsuz sözler söylüyorlarya inanınki aklım almıyor sadece onlara bu zamanlarında gelipgeçeceğini yine o çınar ağacının altında oturup çay içeceğimizi hatırlatmak isterim.o zaman bu sözlerinizi yiyeceksiniz sadecede yemekle kalmayacaksınız!!!! utanın biraz ayıptır ayıp çayelili olarak bunları söylemek size yakışıyormu bu kadar nankör ve ekmeği dizinde insanlarlamı doldu bu ilçe?sizleri uyarıyorum sözlerinize dikkat ederek konuşunuz neyin nereye gittiğini bilerek konuşunuz kısacası akıllı olun ve terbiye hudutlarının dışına çıkmayın...sevgilerimle

  1. en iyi yalancı
    hep düşünmüşümdür insanoğlu var olduğu günden beri en büyük illetdir yalan ama yeterince bahsedilmemiştir bu illetten ve günümüzde artık en iyi yalan söyleyen en zeki insan olarak görülmektedir hatta en iyi yalan söyleyen siyasiler iktidar olabilmektedir dahada kötüsü en iyi yalan söyleyen din adamları büyük sermayelerin başına getirilip büyük kitleleri yönlendirmekte olduğu bir çağda yaşıyoruz tesadüfen gelmedik bu noktaya her pisliğin her kötülüğün temelini oluşturan bu illet yeterince anlatılmadı insanoğluna.toplumumuzda ne zamanki yalan yüz kızartıcı suç muamelesi görmeye başlar işte o zaman dünya daha güzel olacaktır.

  1. yazıyı anlayalım!
    kemal karakulak beye,bu sayın yazar bu yazısını rizeli için yazmamış,tüm ülke insanının içinde bulunduğu durumu ifade etmeye çalışmış.rizeli ülkenin çimentosuydu diye büyüyen bir kuşağız bu doğru ama ülke insanı bozuldu rizelinin de bozulması normal.birde mesut yılmaz çay polıtıkasının bu durumda olmasının müsebbıplerındendır unutmayalım.

  1. ÇİVİSİ ÇIKAN DÜNYA
    Dünyanın da insanların da çivisi çıkmış demenın başka bir ifadesı sızınkısı ama ümit etmek de insanın en erdemlı tarafı. Zaman geçiyor bu zamanı ıyı anlamda tersıne çevirecek güzel insanlara ihtiyacımız var.



Yorum Yaz