Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Anadolu bir Türk Yurdudur!

21-06-2012
3972 kez görüntülendi

Son terör olayları gösterdi ki; hepimizin diline pelesenk olan “ülkenin bölünmez bütünlüğü” söyleminin yerini,”ülkenin bölünebilirliği” noktasında ki endişeli bekleyişimiz almıştır!

Anadolu coğrafyasının “Türk Yurdu” olması serüvenini sizlerle daha öncede paylaştım,şimdi bu düşüncelerimi yeni baştan ve bir kez daha derli toplu paylaşmayı uygun gördüm!...

1071 Malazgirt Zaferi’ni Sultan Alparslan’la kazanan Selçuklular, Anadolu’yu Türk Milletine sonsuza dek yurt edindiler… O tarihte, Anadolu coğrafyasının hâkimi tarihi bir gerçek olarak Bizans’tı. Hepimizin bildiği gibi bu gerçeği bir kez daha neden ifade ettiğimi yazım ilerledikçe anlayacağız inşallah!

Uzun bir yürüyüşten sonra Anadolu’yu vatan edinmek için gelen Türkler, Anadolu’ya mührünü her alanda vurarak bu güne kadar ki bilinen Anadolu Türk Tarihini gerçekleştirmiştir…

Şimdi; Türkler, Anadolu’ya geldiklerinde bu coğrafyada yaşayan Kürt var mıydı? Bir Kürt Devleti ya da Beyliği vardı da, Malazgirt savaşını Bizans’la değil de bu Kürt Devletiyle mi yapmıştır? Yok, öyle şey olur mu diyorsanız ben de soruyorum buradan. Anadolu’nun tarihi ortadadır. Malazgirt savaşını Bizans’la yapan Sultan Alparslan, Anadolu’yu baştanbaşa “Türk Yurdu” haline getirirken, bugün zorla bir etnik kimlik giydirilmek istenen Kürt Kardeşlerimiz neredeydi?

Ben uzun zamandır bu meselelerle ilgili yazılar yazıyorum bildiğiniz gibi…

Bir yazım da Kürt’lerin ,”Turanı” olduklarını ifade etmiştim… Okuyucularımdan bu konuda çok fazla itiraz aldım…Bu düşüncemi ifade ederken,bin yıllık birlikteliğin bizi etle tırnak gibi kardeş yaptığını ve etnik ayrımcılığa pirim vermemek için kardeşliğimizi yeni baştan gözden geçirmemiz gerektiğine vurgu yapmıştım…

Bu arkadaşlardan bir tanesi, atmış olduğu mailde özetle şu soruyu soruyordu…”Kürtleri zorla Türk göstermenin ne faydası var bu ırkçılık değimlidir?” ,okuyucuma verdiğim cevabı sizlerle de paylaşmak istiyorum… 

”Malazgirt Savaşından sonra biliyoruz ki Anadolu Selçuklu Devleti kuruldu…Selçuklu Devleti yıkılırken,Anadolu’da irili ufaklı bir çok Türk Beyliği kuruldu.Bunların için de ya da Kürtlerin Güney Doğu da kurdukları en azından bir Beylik var mıdır!  Kısaca, o bölgede tarih içerisin de bir beylik ya da bir Kürt devleti kurulmuş da bizim mi haberimiz yoktur!..” 

Okuyucuma verdiğim cevap özetle böyleydi. Bana sadece şunu dedi o okuyucum attığı mailde” bunları hiç düşünmemiştim doğrusu!”

Ha, birileri diyorsa ki; Anadolu Türkler tarafından feth edilirken ve daha sonra kurulan Türk Devletleri ve Beylikleri döneminde,”Kürtler” dağlardan aşağıya inmemiş, bugün ancak varlıklarını ispat için ortaya çıkmışlar, benim buna bir diyeceğim yok doğrusu!

Ben de doğrusunu söylüyorum işte! Selçuklulardan ve Türk Beyliklerinden sonra Anadolu coğrafyasına Osmanlı-Türk hâkimiyeti damgasını vurmuş ve Osmanlının devamı, hatta Selçuklular-Türk Beylikleri-Osmanlı Devletinin devamı olarak ta Anadolu’muz da bugün ”Türkiye Cumhuriyeti Devleti” egemenliğini devam ettirmektedir…  

Ben tarihçi değilim ama okumalarım sonucu elde ettiğim gerçekler bunlar!...

Yazdıklarım tarihi gerçekler değimlidir buna bakmalıyız? Birileri, ya da daha açık bir ifadeyle, tarih şuurundan nasiplenmemiş siyasetçiler, köşe yazarları, sahte aydınlar ve onların aveneleri (ajanlar, misyonerler, siyasi Kürtçüler)Anadolu coğrafyası üzerine etnik tartışma açarak bu cennet vatanı “etnik ayrımcılığa” kurban etmeye çalışmaktadırlar!…

Gaflet ve delalet için de olan bu insanlar,her ne hikmetse ham hayaller peşinde avazları çıktığı kadar bağırıp çağırmalarına rağmen ”Kürtlerin” Anadolu’da ki tarihi serüveni üzerine,ilmi verilere dayanan tek bir belgeli söz söylemekten mahrumdurlar!..

Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucularım, Yılmaz Öztuna’nın, “Devletler ve hânedanlar” ,Türkiye: 1074 – 1990, Türkiye Kültür Bakanlığının 2005 tarihinde bastığı kapsamlı kitabına bakabilirler…

Bugün Ülkemizde “açılım” adı altında resmen bölücülere, siyasi Kürtçülere çanak tutulmaktadır… Her gün bu ülkenin çeşitli illerin de ayaklanma provaları yapılmaktadır. Barış ve kardeşlik sözcüğünü ağızlarına pelesenk yapan siyasi Kürtçüler ve onların itici küvveti olan köşe yazarlarının ve gaflet içinde ki siyasetçilerin tek bir hedefi vardır; ülkemizi kaosa sürükleyerek bölünmesini hızlandırmak!

Bu hedefin arkasında ki asıl güç de hiç kuşkunuz olmasın AB ve ABD’dir…

Sonuç olarak, ülkemizin bu coğrafyası tarih içerisin de sürekli istismar edilmiştir. Tarihi gerçekler göz ardı edilerek, yüzeysel değerlendirmelerle bugün dilimizden düşürmediğimiz “bin yıllık kardeşliğimize” gölge düşürmüşlerdir…   

Bu gölgenin, milletimizi karamsarlığa düşürmemesi için, oynanan oyunları çok iyi analiz etmek zorunluluğumuz var. Eğer bir çıkış noktası aranıyorsa bu meseleler de “açılım” denen ne idüğü belirsiz, yıkıcı ve ayrıştırıcı projelerden medet ummaktan bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir…

Necip Fazıl’a kulak verelim yazımı nihayetlendirirken;”Bir dünya doğuyor ve bu dünyanın doğuşunda hissedar olmayan milletlere artık içtimai manada ölüm ve yokluk düşüyor. Öyle bir dünya doğuyor ki, niçin yaşadıklarını ve ürediklerini izah edemeyen milletlere,yarın,üstünde süründükleri stepleri sulamak vazifesini vereceklerdir…”

Şimdi geldiğimiz bu noktadan sonra şunu ifade edebilirim;1071 Malazgirt Zaferinden sonra bin yıl Anadolu coğrafyası üzerin de, Türk Milletinin birlik ve bütünlüğünü esas alan fikirler üretmeliyiz… Böyle olursa açılım projelerine gerek kalmadan kardeşliğimizi yeniden pekiştirebiliriz. Aksi halde, bugün ayaklanma provalarının yaşandığı bu güzel ülkenin, yarın bölünmenin eşiğine gelmesi kaçınılmaz olur!...

Görüşmek üzere, Allaha emanet olun…

Yorumlar

  1. Ah Dostum
    Sevgili yazar kardeşim; ülkenin bölünme endişesi karşısında yeni bir yazını okudum ve yine hayret ettim. Üzülerek yazıyorum ki bu düşünceler ancak ve ancak o bölgede Kürtçülük yapanlar gibi sende bir Türkçülük yapmış oluyorsun ve onlardan bir farkınız kalmamış oluyor. Tabi sen her zaman yaptığın gibi buna yine itiraz edeceksin ama yazında anlaşılan o ve bu bir birikimin ortaya çıkardığı sonuçtur. Günümüz gerçekleriyle ne zaman buluşacaksan diye özlemle bekliyorum ama her geçen süre umudum zayıflıyor… Korkma kardeşim bu ülkeyi senden ve senin gibi düşünenlerden daha çok sevenler yönetiyor...

  1. bu ayrılık devam edecek!
    İnsanoğlu; Âdem babanın oğullarının ölümle biten kavgasından buyana bu konu üzerinde kafa yormuş fakat benim kanaatime göre henüz bir çare bulamamıştır. Tarih boyunca ayartılmadığı takdirde benim gibi saf vatandaşlardan hiç bir kimse, başka bir etnik gurup ile hiç bir problem yaşamadı. Ayartan olduktan sonra kardeş kardeşe bile düşman olur. Din açısından ele alacak olursak sadece Türkiye’mizde nakşı bendi tarikatına mensup en az 15 ayrı şeyhe bağlı binlerce mürit vardır. Her mürit kendi şeyhinin hak olduğunu söyler. İnsanların sırtından saltanat devam ettiği müddetçe ayrımcılık devam eder. Bu ayrımcılık bir dine mensup olanlar arasında, ayrı ırklardan olanların arasında da devam edecektir.

  1. ABD'yı yeniden keşfe gerek yok
    ABD'yi yeniden keşfetmenın bir anlamı yok.Aslında recete varda,uygulayaçak hasta yok ortalıklarda.Bizleri bin yıldır bir araya bağlayan sağlam bağımız zedelendi,yetişen nesiller bi haber yetiştirilerek,zalım bir ırkçılık hastalığına bulaştırılarak,kardeşimiz dediğimiz insanlarla en sonunda birbirimize düşman olur hale geldik.Bunca birimiz varken,insanlığın felaketine neden olan ırkçılık,kavmiyetçilik hastalığının getirdiği noktada nerdeyse birbirimizi yiyeçek duruma geldik.Kişi bilmediğinin,tanımadığının düşmanıdır.Bizler birbirimize kız alıp vermişiz,akrabalık bağı kurmuşuz,şimdi nasil oluyorda ayrılık tantanaları çalınıyor her iki cenahta.Her kes aklını başına alıp,bizleri felakete götüren bu hastalıktan kurtulmakiçin Allah'ın,gönderdiği nizamına sımsıkı sarılarak,peygamberımıın gittiği ve bizlere tavsiye ettiği mübarek yolun ve Kuran-i Kerimin emir ve yasaklarına sımsıkı sarılarak ançak bu sıkıntılardan kurtuluruz.Allah Resülünün veda hütbesinde bizlere bıraktığı,bügünkü hastalıklardan kurtuluş recetesi olan üstünlüğün ne ırkta,nede renkte olduğunu,üstünlüğün sadece takvada olduğunu,isteyerek samımı olarak benlığımıze sındırdığımızde Allah'ın izni keremiyle bu sıkıntılı süreç kendiliğinden hal olunaçaktır.Ümmet şüüründan uzaklaştıkça,ne kadar bela ve müsibet varsa bizleri yakaladı,içimizde kangıren olan hastalıklar oluşturdu.Derdi Allah ve onun emirlerini yaymak olan ecdadımız bu işi 700 sene yapmadı mı?İlahikelimetullah uğrunda bu iki kardeş topluluk birlikte şehit olmadımı.Rabbimiz bizleri kavimler halınde halk ederek,birbirlerinizi tanıyın,kaynaşın ey Allah'ın kulları demedı mı ?

  1. bakış açıcı ilginç!
    Aynen katılıyorum, bu açıdan da bakmak gerektiğini bize hatırlatmış oldun. Kalemine sağlık hemşerim..

  1. Anadolu Türk Yurdu
    Anadolu Türktür Türk kalacak.

  1. Yürekten katılıyorum
    Yürekten katılıyorum size Abdurraman bey...Bin yıllık kardeşliğimizi kimse bozamayacak...Yüreğinde Allah ve insan sevgisi olan vatandaşlarımızında buna inandığına eminim...Kaleminize sağlık..



Yorum Yaz