Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Komplo Teorilerinin Parçası Olmayalım…

30-05-2008
2420 kez görüntülendi

Bugün ülkemizin içinde bulunduğu durum her vicdan sahibi gibi beni de derinden düşündürmekte. Öyle şeyler yaşıyoruz ki; adına ne derseniz deyin, neresinden bakarsanız bakın, siyasetçisinden en sade vatandaşa kadar toplum bir hercümercin içinde çırpınıp duruyor…                                                                                         

Siyasallaşmadan, siyasi olaylara bir pencere açmak ve oradan gördüklerimin vahametini ifade etmenin yararlı olacağını düşünmekteyim. İktidarıyla ve muhalefetiyle bugün siyasi arenada söz söyleme durumunda olanların Ülkemizin meselelerine bakış açıları maalesef sen-ben kavgasının dışında sizlere neyi hatırlatıyor? 

Ülkenin bunca sorunu varken, gündemi nelerin işgal ettiğini hep beraber yaşıyoruz. Sıradan siyasetçilerin kendilerini dev aynasında görmeleri ve vatandaşımızın da hala gündelik menfaatlerini düşünmesi sonucu ülkemizin sorunlarının gün geçtikçe kangren haline dönüşmesinin en büyük nedenidir… 

Siyasetçi oy isterken başımızın tacıdır… Seçilince keza öyle ama iş yapılan yanlış icraatı sorgulamaya gelince düşündüğümüz tek şey onların bir bildiği var noktasındaki pervasız tutumumuzdur. Biz mecbur muyuz siyasetçilerin yanlışlarını savunmaya, bu oy verdiğimiz siyasiler bile olsa… Milletin vekilli olmanın getirdiği sorumluluğun farkında olmayan milletvekiline gösterdiğimiz hoşgörünün binde birini bile etrafımızdaki dostlarımıza göstermekten uzak sıradan bir ruh haline bürünmüşüz… Bu durumun müsebbipleri elbette siyasiler olduğu kadarda bizleriz de… 

Ülkemiz bugün sıkıntılarla hala boğuşuyorsa bunun sorumlularını uzaklarda sakın aramayalım. Dış komplolar, onların uzantıları olan yerli işbirlikçiler hikâyesini ben yıllardır duyarım ve acı acı da gülerim! Çok okuyan, okuduğunu sorgulayan birisi olarak bu iddiamı sizlerle paylaşıyorum inanın bana. Kendi bireysel meselelerimiz de aslan kesilen bizler, ülkemizin meseleleri söz konusu olunca topu taca atmakta oldukça mahir davranırız! Bu o kadar açık seçiktir ki; ister siyasi olaylar, isterse başka her hangi bir mesele olsun sorumluluklarımızdan kurtulmanın tek yolunun, komplo teorileriyle izahı mümkün olabilmektedir bizler için… 

“Türkiye’de sadece gayrimüslim azınlıklar değil Müslüman çoğunlukta dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor” şimdi bu sözü hatırladınız değil mi? Hatırlamadınızsa ben söyleyeyim size! Bu söz Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı Ali Babacan’a ait… Nerede söylemiş, Avrupa Parlamentosun da! Ali Babacan kişilik olarak iyi birisi olabilir bu bizim konumuz değil ama bu ülkenin Dışişleri Bakanlığını teslim edebileceğimiz birisi olmadığı açıktır… Bu coğrafyada yaşayacaksın ve hiçbir devlet tecrübesi olmayan birisine Dışişleri Bakanlığı gibi çok önemli bir bakanlığı teslim edeceksin, sonrada komplo teorileriyle söylenenleri izaha çalışacaksın. Kendi ülkesini gammazlayan bir başka Dışişleri Bakanı var mı bilmem ama ben biliyorum ki, sırf kendi partisindendir diye bu sözün üzerine balıklama atlayacak çok vatandaşımızda olmuştur.

Bu karmaşa içerisinde, siyaset çözüm üretmek yerine sorun üretmeye ve sorunun kaynağını başka yerlere ihale etmeye devam etmektedir. Biz de Millet olarak her defasında bu sıradanlığın ağına düşerek, siyasetçileri sorgulamak yerine hedef gösterdikleri diş güçler yâda iç güçler yaptı etti komplosunun parçası haline gelebilmekteyiz. Tarihin çöplüğü komplo teorileriyle doludur unutmayalım. Onun için bizim dışımızdakilerin ne düşündüğünden ziyade birazda kendimiz olmayı başarabilmeliyiz. 

Eğer bizim ferasetimiz… Tarih şuurumuzu… Kendimize olan güvenimizi… Milletimize olan bağlılığımızı… Ve en nihayetin de, geleceğe olan ümidimiz noktasında değilse, bilmeliyiz ki; Allahın tecellilerini, komplo teorileriyle örtbas ederek inancımızla tenakuza düşeriz…

Görüşmek dileğiyle Allaha emanet olun…

Yorumlar


  1. Güzel,site renklenmeye başladı.

  1. Ne zaman başladı....
    Aslında bu gibi konulara yorum yapmak istemem.Çünki herkes kendi ınandığı ve bildiğinin doğru olduğunu ispat etmek için,gerekirse karşısındakı kişileri bile kırar bu konularda.Bizim hastalığımız siyasi olmamız ve siyasileride şüürsuzça savunmamızdır. Ülkemizde kırılma noktaları vardır,bu Rahmetli Menderes ile başladı,Rahmetli Özal ile devam etti,nihayetindede,Erbakan hoca ve Tayyıp erdoğanla devam ediyor. Ülkemizin ettin ve seçkın zümreleri milletimize biçtikleri rölden dışarıya çıkmamalarını istemektedirler.Sadece evde ve camıde yaşatılmak istenen bir müslümanlık,özelliklede kadınlarımızı evın içine mahkum eden bir zihnıyet.Ne zaman milletimiz biraz silkelenmeye başlasa,milletimizin önüne Çin seddi gibi dikilen anayasal kurumlar,siyasetçiler ve onların yerli işbirlikçileri. Fazla uzun yazmakta istemem,çünki sayın yazar kardeşimizede saygısızlık etmek istemem. Bu yazısında biraz siyası görüşlerinin doğrultusunda yazdığının kanısındayım. Birazçık bizden olan,milletin dertleriyle dertlenen,aynı havayı telefuz eden insanlar işbaşına geldımı koparılan yaygaralardan anlıyoruz kı ,bu kadarçık kumaşı bile bizlere çok görüyorlar. Son yillarda ortaya çıkan siyasi akımlardan ulusalçıların yaptığı mıtıngleri unutmadık.Az kalsın topladıkları insan yığınları ile nerdeyse darbe yapaçaklardı.Milletimiz bu oyunu ferasetıyle bozdu. Dişişleri bakanının tecrübesiz olduğunu kabul ederim amma arkasındaki Ahmet davut beyın asla.Bu ülke ne dişişleri bakanları gördü. Son olarak bu ülke en çok kendi topraklarını sevenlerden zarar gördü.En çok bu toprakları sevenler sattılar bu ülkenın topraklarını,bu Aziz milleti en çok sevenler sattılar esra ve eroyını bumilletin evlatlarına. İnşaALLAH sözde değil özde yaşayarak bu milleti sevenlerin çoğaldığı bir ülkede yaşarız. Hepinizi en sevgiliye emanet ediyorum...

  1. Söylenene iyi bakmak lazım gelir...
    Efendim yazınızdan anladığım kadarı ile Ali Babacanın sözlerine istinaden, bu şekilde konuşmamalıydı demişsiniz. Doğrudur, konuşmamalıydı. Bunu kendi içimizde çömeliydik. Ama kendi içimizde tek çözdüğümüz şey MHP milletvekilinin stardı ile başlattığımız başörtüyü çözme operasyonudur. Söyleyebilirmisiniz dış etkiler olmaksızın biz başka neyi çözebilmişiz. Bizm milletimizde din iman olmas birbirlerini yerler... Çok şükür basiret dolu bir millete sahibiz. Gelelim Ali Babacanın sözüne.Bizim onun savunuculuğunu yaptığımı düşünmeyiniz inşallah. Ama azınlıkların sorununu dile getiren bir topluluğa bu şekilde konuşmuştur. Aslında doğru konuşmuş olmakla birlikte BİRAZ EKSİK KONUŞMUŞ. Şöyle demeliydi. Dünyada bir başka millet daha yoktur ki bir avuç azınlık karşısında bütün ihtişamı ile çoğunluk özgürlük sorunu yaşıyor. Sadece bir avuç gayri müslüm ve onların yalakaları köşe başlarını tutup özgürce yaşıyorlar demeliydi diye düşünüyorum. YANİ ALİ BABACANI EKSİK BULMAKLA BERABER DÜŞÜNCESİNE KATILIYORUM. SAYGILARIMLA/ H.APAYDIN.

  1. Ağlama Duvarı
    Bu iktidar döneminde Dini konular siyasi basamak olarak kullanılmaya devam etmektedir, kol kırılır yen içinde kalmalı, kimi kime şikayet ediyoruz içerde çözemediğimiz sorunları dışarıya pas etmeye başladık. Ben 99'a takıntılıyım, yüzde 99'umuz müslümanız demeyle sorunumuz yok diyemeyiz,İstanbulda esnafım günde onlarca değişik insanla karşılaşıyorum kimse dinini yaşarken baskı görmüyor ama acaba ne kadarımız gerçek müslüman gibi yaşiyoruz,bu yüzde biraz düşmeye başladı galiba. Gençlik erozyonu son sürat devam ediyor bu gidişle kalan sağlar bizimdir mi diyeceğiz. Komplo teorilerimi o zaten kuruluşumuzdan bu yana bizimle beraber. Saygılarimla.


  1. Sevgili amcacığım yazılarını sürekli okuyorum ve okul arkadaşlarıma sizden bahsediyorum,inşallah bende okuyup yıllar sonra sizin gibi sevilip sayılan ve yazıları çok okunan birisi olurum. Selamlar.

  1. özde bir yazı
    yazıyı anlamadan yorumlamanın böyle talıhsız bir tarafı var işte.Osman Aygün siyası kımlığıne vurgu yapmış sayın yazarın,pekala sana soruyorum sayın aygün;sen evındekı olan bıten sorunlarını sevmedığın ve senı sevmedığıne emın olduğun hangı komşuna anlatırsın? yoksa sorununu evınde ev halkıylamı halledersın,ınsaflı olalım lütfen.Elıne yüreğine sağlık sayın akın.

  1. balıklama atlamışlar
    işte yazarın yazdığı gerçek ortaya çıkmıştır,yorum yazan arkadaşlar akp sempatızanı olduğu içindirki sayın dışışlerı bakanının cahılce ve ülkeyi gambazlayan demecıne balıklama atlamışlar ve sorgulamadan bu sözün içerığini sırf partılısı dıye kabul etme gafletıne düşmüşlerdır.Türkiye Cümhüriyeti müstemleke değildir sayın osman aygün ve apaydın bey,hatırlatırım.

  1. türk kültürü
    düşüncelerınıze katılıyorum..türkmilletının uyanacagı gunler yakındır..bu gunler dogum oncesı sancılarıdır...

  1. kültürümüz...
    türk kültüründen yoksun türkıyemızın yönetıcıleri...islamı enguzel türkler yaşiyor...kadınlı erkeklı kurkler ıcınde nasıl cuma namazına durduklarınıda gazetelerde görduk...kendılerıne göre muslumanlıgı uygulayanlarıda gördük bunların sayesınde...


  1. yerden göğe kadar haklısın,seçerız seçtırrırız ama seçılen yapamadıklarını komlo teorılerıyle açıklama yanlışına her zaman düşer ama şunuda söylemelıyım bu bugün ki ıktıdara has bır şey değil.bçyle gelmış böyle gıder maalesef,olan türk milletıne olur.alı babacan hadısesı tam bır aymazlıktır .

  1. bunlar böyle işte
    bugün ülkemizde maalesef dını konularda sorunlar olduğu gerçektır ve bunun sıyasetçıler elıyle bu hale geldığını düşünüyorum.ama dıllendırılecek yer ülkemiz olmalıyydı bakanda başbakanın başörtüsü konusundakı madrıdtekı çıkışı gıbı yaban ellerde şıkayetını dıle getırdı.bunların yöntemı bu.demekki çözüm değil kargaşa yaratarak başka konularda mesafe almak istıyorlar malum yerel seçım de yaklaştı.


  1. böyle gelmiş böyle gıder,biz alıştık artık komplo teorılerıne.

  1. Devlet Adabı Yada Vicdan
    Sevgili Abdurrahman Abicim; Biz de ümit etmekteyiz ki bir gün gelecek, insanlar takım tutar gibi parti tutmaktan vaz geçecek. Bir şeylerin daha iyi olması için eleştiri mekanizmasını birincil olarak kendilerinin, kendi kurumlarında başlatmaları gerektiğini anlayacaklar. Kendi gönül vermiş olduğun bir hareket için dahi bunu yüksünmeden söyleyebilmek… Eleştiri olmadan ne sanatın, ne kültürün, ne de siyasetin gelişemeyeceği anlaşılacak inşallah. Vicdanımızda doğru bildiğimiz şeyi karşı tarafa koz kazandırmamak için söylememeyi ar kabul etmek umarım bir kültür olarak bu topluma yerleşir bir gün… Ali Babacan'la ilgili şahsi görüşüm Dışişleri Bakanlığı gibi bir görevi kaldırabilecek performansı şu ana kadar sergileyemediğidir. Dışişleri Ahmet Davudoğlu Hoca, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan'ın elinde yürütülmektedir zaten. Ancak söylediklerine de yürekten katlıyorum. Zaten burada sözün içeriği tartışılmamaktadır anladığım kadarıyla. Zira her vicdan sahibi, bir şeylerin ters gittiğine katılacaktır. Peki nedir buradaki tezat? Elbette bir devlet adabı vardır. Bir bakanın üslubu kendi hissiyatı doğrultusunda pervasızca şekillenemez. Gözetmesi gereken bir çok şey vardır, devleti temsil ettiğini unutmaması gerekir. Fakat ben şahsi olarak bu devlet gururundan sıkılmış bulunmaktayım. Biz haşmetli bir devlet olarak dünyadaki kalkınmışlık sırasında 140 ülke arasından 115. sırada duruyoruz. Doğan her çocuk sırtında dış borçlarla dünyaya gözlerini açmakta. Mevcut medyanın yarısı %47'den tiksinmekte, diğer yarısı da onu yüceltmekte, okunacak gazete bulunamamakta. Ülkedeki insanlar acaba bölünürmüyüzü sokak ortasında konuşabilmekte. Etnik düşmanlık gün be gün azdırılmakta… Böyle gururlu bir ülkede yaşıyoruz işte. Ali Babacan kendi ülkesini bir toplantı esnasında karşı tarafa koz kazandıracak şekilde eleştirmiştir. Bunu Ali Babacan’ın bulunduğu gibi bir toplantıda söylemek devlete elbette bir şeyler kaybettirir. Ama var arkadaşım, ben birebir bunun içerisinde yaşıyorum. Varsın başkalarının da bundan haberi olsun. Kullansınlar bizim aleyhimize, tezgahlar düzenlesinler. Belki birbirimizi sevmeyi öğreniriz o zaman!!! Saygılarımla…

  1. Balıklama Atlamak mı!...
    Bizim görüşümüzü bildirmemiz partizanlık yada balıklama atlamaksa acaba sizin bu yaklaşımınızın nedeni ne olabilir? Buna büyükler der ki; DESTURSUZLUK... Sayın Abdurrahman Akın beyler tarafından bu konu yaşadığımız gündemiçinden cımbız ile çekilip alınmış ve burada konu edilmiş bir mevzuattır. Bu sorun ÜLKEMİZDE DE MALESEF MEVCUTTUR. Yani müslümanların dinlerini istediği gibi yaşayamaması sorunu. Mesela ülkemizde bulunan Yabancı hastanelerde çalışan rahibe kıyafetli hemşirelere ses çıkartılmazken, yada onların okulunda okuyan rahibelere çıt edilmezken bizim bacılarımızın malesef başörtüsü için engelli parkurlar düzenlerek çeşitli bahaneler üretilmeye devam etmektedir. Sizde bilirsiniz ki A. Necdet Sezerin davetlisi olarak gelen Papa 2.Paul Cumhurbaşkanını ziyaretinde dini kizvesi olan kalpağı yada takkesi ile kamu alnına girdi. Aynı Cumhurbaşkanı sarıklı yada eşi kapalı olan devlet büyüklerine bırakın daveti ziyaretlerine dahi gitmedi. SİZ HALEN SORUN YOK DİYENLERDENMİSİNİZ ? ÖYLEYSE SORUN YOKTA BİZLER TAM ÖĞRENME ÇAĞI DEDİĞİMİZ YAŞ OLAN 7-8-9-10-11-12 v.b. gibi yaşlarda niçin çocuklarımızı Kur'an Kurslarında okutamaz olduk ? Niçin yıllarca okumak için emek sarf etmiş kızlarımız üniversite kapılarından geri döndürülmüş? Niçin bu vatandaşın oyları ile milletvekili olmuş bir bayan Meclisden kovulmuştur? NİÇİN KERHANE,KUMARHANE, PAVYON,GAZİNO v.b. Gibi toplu eğlence yerleri olurda ALLAH İÇİN BİR ARAYA GELMELERE YASAK KONULUR? demekki anlattıklarım PARTİZANLIK değil sadece masumane bir DİN DERDİDİR. Bizim için akı pakı fark etmez. Yeter ki içerisinde ALLAH diyen ve bize benzeyenleri çok olsun. Yoksa siyaset güzel ama partizanlık hoş değil derim. HATTA ŞAHSIM SİYASETTENDE UZAK DURMAYA GAYRET EDERİM. Pöh... Balıklama atlamakmış!... İyi okuyunuz ve iyi düşünün derim. SAYGILARIMLA.

  1. Eksiklerimiz Hakkında
    Yorum yapanların yazar kadar yer kaplamaması gerektiğini düşünerek elimden geldiğince az yazmaya çalışacağım. Yazıda bahsedilen 'balıklama' olayını bir çok yorumcu, ıspatlar derecede davranmış ve yazarın ne kadar haklı olduğunu göstermiş. O yüzden aynı konuya bende yorum yapmamakla birlikte; çalışan kişilere, işyerlerinde ibadetlerini yerine getirip getiremediklerini sormak istiyorum. Şahsen bir öğrenci olarak özellikle Cuma namazı saatine denk getirilen sınavlardan bıktım. Bundan ayrı olarak şunu da belirtmek istiyorum, bizler millet olarak eleştiri yapmayı çok severiz ve herşeyi eleştiririz çünkü hiç birşey 4/4lük değilidr ve eleştirilecek yönü vardır ama nedense karanlığa küfretmek yerine çıkarıp bir mum yakmayı hiç denemeyiz, çünkü o zor olandır daha kolayı eleştiri yapmaktır. Tabiki eleştiri olacaktır, eleştiri gelişmenin yollarından biridir ama... Hep eski zaman idarecilerine özeniriz şimdi olsalar diye ama hiç düşünmeyiz ki acaba biz kendimiz o eski idarecilerin yönettiği halk olabiliyor muyuz diye... Nacizane fikrim böyle, selametle...

  1. taassup böyle bir şey!
    tek taraflı bir düşüncenın esırı olmuş apaydın bey,varsa yoksa dini hayatımızı yaşayamadık düşüncesı etrafında dolanıp duruyor..daha geniş düşünürseniz bu olaylarda kım haklı kım haksız demeden ınsan bir bütün olarak sorunlarımızın büyüklüğünü görürsünüz.dını en yüksek manevı hazla kim yaşıyorsa o mutludur devlete rağmen,olanlara rağmen ama dışışlerı bakanının gafını sahıplenmenızı ve ısrar etmenızı partı taassubuna bağladığımı yazmıştım ve de doğruymuş.


  1. Allahın tecellilerini komplo teörilerine kurban etmeyelim demiştı yazar yazısının sonunda,yorumcu arkadaşlar siz de tecellılerıne Allahın sırt çevırenlerınden olduğunuzun farkındamısınız? toplum böyle olduğundanıdrki devlette böyledır vesselam.



Yorum Yaz