7-9 Ağustos 2010 tarihlerinde İkizdere Ridos Otel’de, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt ve Gümüşhane illerini kapsayan “Doğu Karadeniz Turizm Master Planı” için bir toplantı yapıldı. Toplantıya konu ile ilgili 6 Bakan ve koordinatör olarak da İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar katıldı.
Bu toplantı yapılmadan önce, illerin turizm sektörü temsilcilerinin ve turizmle ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmalıydı. Turizm sektöründen ve sivil toplum örgütlerinden kopuk olarak turizmi geliştirmek mümkün olabilir mi? Elbette hayır. Ama turizm haftası etkinliklerine bile çağırılmayan turizm STK’larının, master plan çalışmalarına davet edilmesi de herhalde beklenemezdi.
Sektörün sorunlarını bilen ve bölgenin ihtiyaçlarını ortaya koyabilecek yerel katılımın sağlanmaması büyük bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca bu işin koordinasyonu için, bölge dışından birinin; İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar’ın görevli olması da konuya yeterinde önem verilmediğini göstermektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki, yeşiliyle ve doğasıyla çok özel bir turizm avantajına sahip olan Rize’nin, diğer Doğu Karadeniz illerinden ayrı ve özel bir turizm potansiyeli mevcuttur. Bu sebeple, Rize turizminin ayrı olarak değerlendirilmesi gerekirdi.
Bir süredir tartışılan, Samsun’dan Artvin’e 1200 km’lik yayla yolu projesinin, Turizm Master Planının en önemli unsuru olarak öne çıkarılması nasıl değerlendirilmelidir? Karadeniz sahil yolu gibi, yeterince değerlendirilmeden aceleci bir yaklaşımla bu tür kararların alınması, sonra geri dönülmesi imkânsız zararlara sebep olabilmektedir. Öngörülen yayla yolunun, Samsun’dan Artvin’e bir hat şeklinde düşünülmesi yerine, her ilin ve coğrafi yapının özelliğine göre, farklı yapı ve özellikte tasarlanması daha uygun olmaz mı?
Bu konu ile ilgili çalışmaların üç yıldır sürdüğü ve bir başka toplantının 25 Şubat 2010’da Trabzon’da yapıldığı kayıtlarda yer almaktadır. Trabzon Valisi Recep Kızılcık, bu toplantı öncesinde şu açıklamayı yapmıştı: “Doğa turizminin yapılacağı yörelerde tur güzergâhları, varış noktaları, alt ve ara istasyonlara yönelik bir takım çalışmalarda yapılacak. Yaylaların yoğunlaştığı bölgelerde öncelikli olarak turizmi geliştirme ve eylem bölgeleri belirlenecek. Kamu özel sektör ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılarak turizm aktiviteleri sağlanacak. Bu çerçevede Turizm Master Planı’nda amaçlanan noktalar Trabzon’da tartışılacak ve çalışmaların başlatılması için yol haritası belirlenecektir”.
Sayın Vali’nin açıklaması, yapılması gerekenleri bir ölçüde kapsamaktadır. Turizmi geliştirmek istiyorsanız, öncelikle turizm altyapısını hazırlamanız gerekmektedir. Bu sebeple turizm potansiyeli olan yerlere nitelikli ulaşım imkânı sağlanması gerekmektedir. Bundan sonra, turizm potansiyeli olan yerlerde konaklama ve hizmet altyapısının oluşması için gerekli çabaların ortaya konulmasına sıra gelmelidir. Unutulmamalıdır ki, güney illerimizde turizm, yatak kapasitesinin artırılmasıyla gelişmiştir. Doğu Karadeniz’de mevcut yatak kapasitesiyle turizmi canlandırmak mümkün değildir. Bu sebeple, bir yandan otel yatırımları desteklenmeli, diğer taraftan da dağ ve yayla evleri tarzında bungalov tipi konaklama için destek sağlanmalıdır.
Turizm Master Planı toplantısının sonuç bildirgesinde, bilinenlerin tekrarından öteye geçilmemiştir. Toplantıda; “Bölgenin turizm amaçlı gelişimine esas teşkil edecek planın sunumu ve plan üzerinde görüşler dile getirilmiştir. Master planın hayata geçirilmesi için yasal ve yönetsel düzenlemeler ile ilgili kurumların yapması gereken genel ve odaksal çalışmalar tartışılmıştır.”
Sonuç bildirgesinde, bu türden genel değerlendirmelerden sonra, belki tek dişe dokunur açıklama;“Turizmin bölge için taşıdığı özel önem göz önünde tutularak konuya ilgili bütün kurum ve kuruluşlar nezdinde koordine edecek yeni ve özerk yetkili bir birime ihtiyaç duyulduğu”nun ifade edilmesi olmuştur. Mevcut turizm örgütlenmesiyle, bölgenin turizm sorunlarının çözülmesi mümkün değildir.
Bölge turizminin gelişmesi için, Sümela, Uzungöl, Ovit ve Ayder’den başka turizm merkezleri oluşturulması gerekmektedir. Şu anda bölgeye gelen bir turist bir günde bölgeyi dolaşıp gidebilmektedir. Hâlbuki turizm destinasyonları çoğaltılarak, gelen turistin bir haftadan önce yöreden ayrılamayacağı şartlar oluşturulmalıdır.
Yeni turizm destinasyonları olarak nerelerin potansiyele sahip olduğu incelenmeli ve buralarda ulaşım ve konaklama altyapısı özel olarak desteklenmelidir. Özellikle Rize’nin her bir vadisi, tur otobüsünün girmesi halinde gelenleri memnun edecek doğal güzelliklere sahiptir. Vadilerden içeri girmeyen tur otobüsleri, sahil geçişi ile yollarına devam etmekte ve doğal turizm potansiyeli atıl durmaktadır.
Çayeli ilçesinde, Şairler vadisinde, sahile 12 km mesafede bulunan Ağaran Şelalesi, yol güzergâhında bulunan kemer köprüler, değirmenler ve yakınındaki anıt niteliğinde kayın ağacıyla birlikte, yeni bir turizm destinasyonu olabilecek potansiyele sahiptir. Ne var ki, birkaç yıl önce turizm broşürlerinde dahi yer almayan bu doğa ve turizm değeri, gereğinde değerlendirilmemektedir.
Kültür ve Turizm İl Müdürlükleri, mevcut yapısıyla turizm destinasyonları belirleme ve buraları geliştirme imkânına sahip değildir. Doğu Karadeniz turizmini canlandırmak, gerekli altyapıyı oluşturmak, yeni destinasyonlar belirlemek ve geliştirmek üzere yeni bir organizasyonun gerekli olduğu açıktır.
Yorumlar (Yorum Yaz)
Haberlere yazılan yorumlar, yorumu yazan kişilerin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Okuyucu yorumlarından dolayı ÇAYHABER sorumlu tutulamaz.
Başlık : yaylalar Yazan : bu nasıl turızm Tarih - Saat : 2010-09-02 - 18:32:30
KATILIYORUM ( 0 )
KATILMIYORUM ( 0 )
yaylada yaşayan vatandasın elınden yayla evlerını al orman her vatandasa dava acsın.mıllı parklar mıllı olmaktan cıksın.zılı park olsun her gelen oynasın. ondan sonra turızm master planı cıkar yerel vatandasa yasama hakkı tanımadan turızım olmaz alplerde koylunun yıllık gelırı 50 50 bın dolar ama orda yerel vatandasın ıs yapmasına ızın verılıyor kapıtalıst sermayaneın degıl
turkıyede yakında derelerın kıralandıgı gıbı yaylalarda zengınlere kıralacak karadenızlıler uyanık olun uyumayın
Başlık : daha sağlıklı bir çalışma gerekiyor Yazan : hasan yalçın Tarih - Saat : 2010-09-02 - 08:30:19
KATILIYORUM ( 0 )
KATILMIYORUM ( 0 )
Sayın A.Rıza Saklı Abimin yazmış olduğu yerinde tespit ve görüşlerine sonuna kadar katılıyorum.Bu konuda dernekler bir yere kadar birşey yapabilir.yöre güzelliklerini ortaya çıkararak.(Yapdıda Ağaran şelalesi ve çev.y.derneği kurdu )bundan sonra görev merkezi yönetimlere düşmektedir.Bu güzellikler sadece bununla kalmamalı,
Bir çayelili olarak gelen Turisti kurufasulyeci lale ve hüsrev dışında nereye uğratabildik ki.Çayeli Vadilerini ve yaylalarını gösterebilecek bir hat oluşturamadık.Yerel yönetimler,stk lar ve halktan yöreyi bilen insanları da içine alan bir oluşumun hazırladığı mikro raporlar doğrultusunda il,il turizm raporu oluşturularak genele yayılması daha doğru olacağı kanısındayım.
Bıraz geç kalınmış ve yanlış planlanmış bir girişim gibi geliyor bana; İnşallah muhaffak olunur.
Başlık : Rize de Turizm Yazan : huseyin kansiz Tarih - Saat : 2010-09-02 - 07:03:51
KATILIYORUM ( 0 )
KATILMIYORUM ( 0 )
Agaran selalesi gerek bungalov turizmine,gerekse kamp turizmine,elverisli bi yer.Yol,su,elektrik,tuvalet sorunu cozulmus ayrica yol ustunde bakkalida var.Hafta sonlari piknik yapilabilecek bi yer.Canlandirin orayi...
Başlık : ss Yazan : çakıroğlu53 Tarih - Saat : 2010-09-02 - 00:12:22
KATILIYORUM ( 0 )
KATILMIYORUM ( 0 )
sn. saklı yorum ve tespitlerinize katılmakla beraber şunu öğrenmek isterim;
bizler bu yörede nekadar katılımcı bir toplulukla turizm'e yön vermeye çalışıyoruz? merkezi yönetimin tutumu ile derneklerimizin tutumu arasında fark göremiyorum şahsen. üzülerek söylemeliyimki çıkarsız düşünceleri safdışı bırakarak doğru yöne gittiğimizden asla emin olamayız..