Rize’mizin manevi dinamiklerinden Kutuz Hoca - ÇAY HABER - Yöresel Haberin NET Adresi - Rize, Rize Haberleri, Trabzon, Trabzon Haberleri, Artvin, Artvin Haberleri, Karadeniz Haber
Bir devir; esrarlı, sırlı geceler / GöÄŸe zulüm taşımıştı bacalar / Zora göÄŸüs geren Kutuz Hocalar Bu topraÄŸa ışık verdi nur verdi (PolatoÄŸlu)
Prof. Dr. İsmail Kara tarafından kaleme alınan ve'Cumhuriyet Devrinde Bir Köy Hocası - Kutuz Hoca'nın Hatıraları' kitabı empati yaparak üç kez okudum. 1918 doÄŸumlu bir köy hocasının hatıraları kalem ve kelam ustası oÄŸlu tarafından hazırlanmıştı ve yüreklere, gönüllere dokunuyordu.
Kutuz Hoca’nın hatıraları
Tahsili ve hizmetleri tamamıyla Cumhuriyet devrinin zor ve sıkıntılı ama aynı zamanda zevkli ve bereketli ÅŸartlarında gerçekleÅŸmiÅŸ ve ÅŸekillenmiÅŸ. Ailesi, bütün yönleriyle tahsili, hocaları, memuriyeti, hocalığı, talebeleri, fahri hizmetleri, köyde yaÅŸayan bir insan olarak hayatının renkli veçheleri bu hatıratta yer alıyordu.
Hizmet verdikleri alanlarda ülkemiz için faydalı iÅŸlere imza atan Kimse Yok Mu DerneÄŸi OrtadoÄŸu Temsilcisi Dr. Hüseyin Kara, Prof. Dr. Mustafa Kara veProf. Dr. İsmail Kara’nın babası ve Rize'nin önde gelen manevi dinamiklerinden Kutuz Hoca, hatıralarıyla, yetiÅŸtirdiÄŸi alimlerle ve hizmetleriyle yaÅŸayacak.
Bu gün devlet erkan-ı ebediyete uÄŸurladı
Kutuz Hoca, cuma namazının ardından Emek Camii'nde Diyanet İşleri BaÅŸkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez kıldırdığı, Dış İşleri Bakanı Ahmet DavutoÄŸlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik katıldığı törenle ebediyete uÄŸurlandı.
Dün, yasaklar baskılar yıldırmadı
Kutuz Hoca hatıralarında talebelik yıllarından ÅŸöyle söz ediyor: Hoca, dersi ileride olan talebelerden ilk ders alanı pencerenin sahanlık kadar geniÅŸ kenarına oturtur, jandarmaları kollamasını tenbih ederdi. Bu görevi ben de çok yaptım. Çünkü o yıllarda jandarmalar ansızın camilere ve Kur'an kurslarına baskın yapıyor, körpe çocuklara bağırıyor çağırıyor, takkelerini tüfeÄŸin namlusu veya eliyle alıp yere fırlatıyor, bazen dayak atıyor, hocalara ise hakaretler yaÄŸdırıyor, canı isterse alıp götürüyordu. Jandarmaların geldiÄŸi haber alındığı veya görüldüÄŸü zaman ilk yapılan ÅŸey Kur'an, Cüz ve Elifba nüshalarını ortadan kaldırmak olurdu, çünkü bunlara karşı tepkileri her zaman daha sertti. Gizleme faaliyetinden sonra da hoca dahil herkes bir tarafa sıvışırdı.
Yeniden diriliÅŸ
1932 yılında ezan asli özelliÄŸinden soyutlayarak TürkçeleÅŸtirdi ve Arapça ezan okuyanlar cezalandırıldı. Zorla Türkçe okunan Ezan-ı Muhammedî, 18 yıl sonra 16 Haziran 1950’de tekrar aslına dönüÅŸtürüldü. Ezanın yeniden Arapça okunması kararının alındığı dönemde Trabzon'da görev yapan Kutuz Hoca o gün yaÅŸadıklarını ve gözlemlerini ÅŸöyle aktarıyor: "Yeni karardan haberim olmadığı için ezanı Türkçe okumaya baÅŸladım. Caminin önünde oturan cemaatten haberi duyanlar vardı; bana bağırmaya baÅŸladılar. İlk anda ne olduÄŸunu anlayamadım, anlayınca da ÅŸaka zannettim. Ciddi olduÄŸuna kanaat getirince Arapça okumaya baÅŸladım. Minaredeyim; bir de ne göreyim, kadın erkek herkes camiye doÄŸru koÅŸarak gelmeye baÅŸladı, uzak evlerde ise insanlar avluya çıktılar. Bir bayram havası, bir basü bade'l-mevt [yeniden diriliÅŸ] yaÅŸandı o gün."
Kaynak : Kutuz Hoca'nın Hatıraları Cumhuriyet Devrinde Bir Köy Hocası İsmail Kara Dergah Yayınları Ocak 2000 İstanbul
Rize Müftüsü Dersiam Yusuf Hoca'dan birlikte ders okuduÄŸu talebe arkadaÅŸlarıyla: Soldan saÄŸa H.Osman Yılmaz, H.Hızır Saruhan, H.Gafur Gürlü, H.İshak Okur ve Kutuz Hoca ( H.Mehmet Kara) Rize, Foto Zaman 12 Ocak 1955
Kutuz Hoca, üç oÄŸluyla: Kutuz Hoca ( H.Mehmet Kara) ve oÄŸulları Kimse Yok Mu DerneÄŸi Ortado