HES’lerin Dağların ve Derelerin Çocuklarına Yaptıkları… - ÇAY HABER - Yöresel Haberin NET Adresi - Rize, Rize Haberleri, Trabzon, Trabzon Haberleri, Artvin, Artvin Haberleri, Karadeniz Haber
ANASAYFA | YÖRESEL | GÜNCEL | RÖPORTAJ | SPOR | EĞİTİM | SAĞLIK | KÜLTÜR SANAT | SİYASET | YAŞAM | TEKNOLOJİ
HES’lerin Dağların ve Derelerin Çocuklarına Yaptıkları…

HES’lerin Dağların ve Derelerin Çocuklarına Yaptıkları…

Emine Sonnur Özcan'ın kaleminden...

2012-01-25 15:33:33
Bu haber 535 kez görüntülendi.

Image and video hosting by TinyPic

Düşünün, Doğu Karadeniz’de içerisinden dere akan bir dağ köyünde dünyaya gelmişsiniz. Kulaklarınız, daha çevredeki sesleri fark etmeye başladığında, gürül gürül akan derenin ve rüzgârla uğuldayan ormanın sesiyle tanışmış... Bu tanışma yıllar geçtikçe bir tür kanıksamaya dönüşmüştür...  Sanki o sesler olmadığında sağırlaşacaksınızdır... Gözleriniz kezâ, dağların ve derenin o muhteşem görüntüsüne açılmıştır. Onların varlığı olmadan kendi varlığınızı tarif edemezsiniz. 

Böyle bir köyde hayat akarken, siz dağa dereye; dağ dere de size akar… Onlarla sahici bir ilişki kurar, hemhâl olursunuz. Çevrenizi saran dağlardan, kışlık odununuzu, ineğinizin yiyeceği taze yaprakları, altına sereceğiniz kuru yaprakları edinirsiniz. Yolunu, pınarını, her bir köşesini elinizle koymuşçasına bilirsiniz. Ağaçların bebekliği, çocukluğu, gençliği ve hatta yaşlılığı zihninizde yer edinmiştir. Bazı ağaçlar sizin için bir başka özeldir... Altında oturup sohbet ettiğiniz, gülüp ağladığınız ağaçlardır onlar. Tırmanıp daldan dala ta zirvesine kadar çıkıp köyü kuş bakışı seyrettiğiniz ya da dalındaki kuş yuvasını gözlediğiniz... Dalından astığınız ipe kurduğunuz salıncakla tarifi imkânsız bir sevinç ve heyecanla sallandığınız… Veyahut gövdesinden sallanan çam sakızlarını büyük bir hevesle topladığınız ağaçlar…

Sonra hayvanlar, dağ hayvanları: Ayılar, domuzlar, çakallar, tilkiler, kurtlar, kuşlar, böcekler ve daha niceleri… Geyikler mesela, akşamüstleri karşınızdaki dağa sülalece gelip, âheste âheste otlayan geyikler görmüşsünüzdür… Akşam ezanı eşliğinde hep bir ağızdan avaz avaz bağıran çakal seslerini duymuşsunuzdur.  Ya da alacakaranlıkta göz göze geldiğinizde aniden uzaklaşan muhteşem güzellikte çakallar… Annenizden, babanızdan, çevrenizden dinlediğiniz, dağdan inip ekinlere musallat olan domuz, ayı, çakal öyküleriyle büyümüşsünüzdür... Kısacası diyeceğim o ki dağlar,  eteklerinde hayat süren insanlar için bambaşka anlamlar yüklenmiştir... İnsanlar onların varlıklarına nispetle var olur, yaşarlar…

Dağ köyünün deresi bir başka fenomen, bir başka gerçekliktir. Evvela onun gürüldeyen sesi köyün kimliğini seslendirir: “Ben buradayım, bu köy de bendedir, benden akar tüm bu köyün hayatı!” der, âdeta. Köyün bir ferdi olarak, derenin üstündeki taş ya da tahta köprülerle onunla yakınlık kurarsınız. Köprünün tam ortasına gelip uzun uzun seyrettiğiniz olur mesela… Köpürdeyip sıçrayan tertemiz sularına hayranlıkla bakarsınız; koca koca taşları taşırken arada bir çıkarttığı tok seslere kulak verirsiniz… Yakınındayken yanınızdaki insanla birkaç ton daha yüksekten konuşmak durumundasınızdır. Aksi taktirde onun sesi ikinizin sesini de bastırır… Ona severek baktıkça, tertemiz sularında yıkanıp temizlenmiş gibi hissedersiniz kendinizi…

Yazları köyün çocukları bin bir çabayla derenin suları arasındaki büyük bir taşın altındaki küçük taşları oradan oraya taşıyıp kendilerine küçük havuzlar yaparlar. Alçaktan uçan uzun kuyruklu gri-beyaz dere kuşları eşliğinde  ilk yüzme, deneyimleri buralarda gerçekleştirilir. Ustalaşmış olanlar, büyük taşın üstüne çıkıp oradan suya atlarlar. Derede yüzmek büyük ustalık ister; ancak onun serin ve tatlı sularına dalabilmek bir başka güzeldir.  Diğer yandan, “dereye balığa gitme” de gençler için bir vazgeçilmez faaliyettir. Fındık ağacından hazırlanan oltalarla gençler, bazen evin yakınlarında bazen de dere boyunca balığa giderler. Tutulan alabalıklar “v”şeklindeki bir ağaç dalına dizilir. Akşamları ellerindeki balıklarla evlerinin yolunu tutarlar. Evde anne, abla ya da kardeş balıkları temizleyip tereyağında mis gibi kızartınca, olağanüstü bir ziyafet çekilir.

Derenin içindeki kumlar ve taşlar evdeki hayatın içine kadar taşınmıştır. Köyün evleri inşa edilirken dere kumu ve taşı kullanılır. Dereden insan eliyle çıkartılan malzeme inşaat alanına kadar taşınır. Eskiden imece usulüyle sırtta taşınırmış; ya da dereden inşaat alanına kadar insanlar ip gibi sıralanıp imece usulü, kum torbaları ve taşları elden ele verirlermiş… Sonraları teleferikler çıkmış, teleferik aracılığıyla taşınmış tüm bunlar evlerimize…

Çok daha eskiden, kara yollarının olmadığı yıllarda bir de “dereciler” varmış… Derecilik yapan adamların işi, kesilip dereye atılan büyük ağaç kütüklerini ellerindeki demir kancalı, uzun ve güçlü sopalarla yönlendirip dere boyunca sürmekmiş. Hayli zor olan bu işi yapan kişilerin köydeki sosyal konumları, şöhretleri büyükmüş. Anlaşılan günümüzde pilotlar nasıl gökyüzünün kahramanlarıysa, eskiden de dereciler derelerin kahramanlarıymış…

Dağlar gibi dereler de ait olduğu köylerin insanları için son derece yaşamsal anlamlar içeren yerler, varlıklardır. Onların bu insanların hayatlarında olmaması ya da gerçekliklerinin zedelenmesi, bir tür yaşamsal yoksunluk gibidir.

Doğu Karadeniz’deki bir köyün el değmemiş yaşamındaki dağların ve derelerin yerini böylece özetledikten sonra, günümüze uzanıp karşımızdaki manzaraya bakalım. Ben, son derece fecî bulduğum günümüz manzarasını kendi gözlemlerimle tasvir etmek istiyorum.

Üç sene öncesinde köyüme gittiğimde sahne sahne gördüklerimin sıkı bir trajediyi çağrıştırdığını söylemeliyim. İlçemiz Çayeli’den köyümüz Kaptanpaşa/Senoz yoluna girdiğimizde akşamın karanlığı düşmüştü. Yanımızdan akıp giden Büyük Dere’yi göremiyordum ama bir tuhaflık vardı…  Dere’nin sesi duyulmayacak kadar azdı… Devam edip evimize varıp da ertesi sabah olunca her zamanki gibi ilk işim evimizin dereye bakan arka bahçesine geçmek oldu. Yaklaşık 200-300 metre aşağımızdan akan dereye özlemle baktım… ve… öylece kalakaldım!... Dere benim derem değildi sanki!… Suları bir dere değil de cılız bir ırmak gibi akıyordu. Kulaklarımda uğuldayan sesinden eser bile yoktu!... Eve girip anneme derenin bu acıklı halinin sebebini sordum. Dedi ki: “kızım yukarılarda baraj yapılıyor, onun için sularını tutuyorlar derenin… ” Şok olmuştum!...

Dere kenarına indim. Baktım dere artık Büyük Dere değil, Küçük Irmak! Üstelik içindeki o güzelim koca koca taşlar da yok olmuş. Çoğu yeri ciddî bir biçimde göle dönüştürülmüş… Öğrendim ki taşlar çıkarılıp taş ocağında parçalanıyor sonra da yeni yapılan sahil yolunda kullanılıyormuş. Daha fenası, dere boyunca bazı tabelalar gördüm: Anladım ki devletimiz, deremizin kumunu özelleştirmiş! Birileri gelmiş orada şantiyemsi yerler kurmuş ve derenin kumunu yerinden söküp söküp satıyor!... İnanamadım gördüklerime! Nasıl olurdu? Nasıl yaparlardı bunu bize?...

Ertesi gün evdekileri toplayıp dere boyunca yaylalara doğru yola çıktık. Mutsuz mutsuz akan güzel deremizle birlikte kara yolundan dağlardan dağlara aşıyorduk. Epeyce çıktıktan sonra bir baktım ki sağımda solumdaki dağların bağırları delinmiş! Koca koca, vahşî vahşî beton tüneller, dağlarımızın bağrından girmiş sırtından çıkmış! Yapılmak istenilen, çatallaşan derenin dağın bu yanındaki kolunu diğer yanında kalan koluyla birleştirerek yapılacak HES’in barajı için daha fazla su toplayabilmekti. Manzara korkunçtu! Ürküntü veriyordu insana! O güzelim, pırıl pırıl dağlar hem delik deşik olmuş; hem de tüm hafriyat dereye-bayıra yıkılmış, yığılmıştı!... Dağların ve derenin bir zamanlar içlerinde barındırdıkları hayatlar tecavüze uğramıştı. Rahatı huzuru bırakılmamıştı dağların, derenin… Ağlamak istedim…

Peki ama neden karşı çıkamamıştık? Neden Fırtına Deresi’nin sâkinleri gibi engelleyememiştik daha baştan?  Bir taraftan sürekli olarak açılan ve iptal edilen davalar… Diğer taraftan belki daha da önemlisi, köyün modern hayat şartları nedeniyle son yirmi sene içinde adım adım söndürülen hayatı; geçim yollarının bitmesi ve hızla verilen göçler… Esas sorunun bu son zikredilen göç meselesi olduğunu düşünüyorum. Evet, sade bizim dere değil, tüm Karadeniz dereleri sâkinlerini göçe kurban verdi. Gözden uzak olunca, gönülden de uzak olunurmuş… Nitekim Fırtına Deresi dışında hemen tüm Karadeniz dereleri HES’ teslim oldular. Galiba Fırtına’nın galip gelmesindeki iki büyük etken, Hemşinli bölge insanlarının bizim insanlarımıza göre biraz daha eğitimli dolayısıyla HES’lere karşı bilinçli olmaları ve Kaçkarların eteğindeki cennet mekân Ayder’in turistik varlığıdır. Aydır, yayla turizmi ve dağcılık, yaşayan varlıklarıyla Fırtına Deresi’nde HES’ karşı direnmede ve devleti iknada önemli argümanlar olmuş olabilir… Diğer yandan Fırtına Deresi vadisinin milli park ilân edilmiş olması da çok önemli bir direnç noktasıdır.

Doğaya karşı özel bir hassasiyeti olan insanlar dışındaki büyük kitle için HES’lerin inşâsı muhtemelen, birer enerji makinesi oluşturmaktan öte bir anlam taşımıyor… Dolayısıyla onlar, “çağımız enerji çağı” mottosuna sığınıp, verdikçe veriştiriyorlardır HES karşıtlarına… Çağın enerji çağı olduğu kesin; ancak enerji tüketiminin bir gelişmişlik ölçütü olarak görülüp teşvik edilmesinin hayatı, dünyayı ve insanlığı ne denli yaralamakta olduğu da başka bir kesinlik olarak karşımızda duruyor.

Yapılacak şey, deremizin ve dolayısıyla dağlarımızın üstündeki yabancı ellerin çekilmesini sağlayıp, eski huzura kavuşmanın mücadelesini vermektir. İnanıyorum ki tüm bu doğaya aykırı faaliyetler bugün durdurulursa, dağlar ve dereler küskünlüklerini üzerlerinden atıp kendilerini toparlamaya çalışacaklardır. Bizler, ait olduğumuz toprakların böylesine bir tacize uğramasına seyirci kalmamalıyız. Modern-kapitalist şehir hayatının esasında insanlığın en büyük düşmanı olduğunu anladığımız gün geri dönmek isteyeceğimiz vatanımızı bıraktığımız gibi bulmak, eminim hepimizin dileğidir.

 



Haberi Paylaş

facebook'ta paylaş Del.icio.us'ta paylaş twitter'da paylaş digg'te paylaş stumble'da paylaş



Yorumlar (Yorum Yaz)

Haberlere yazılan yorumlar, yorumu yazan kişilerin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Okuyucu yorumlarından dolayı ÇAYHABER sorumlu tutulamaz.

Başlık : YİTİK BAHARLAR
Yazan : İshak Okumuş Tarih - Saat : 2012-01-25 - 17:10:06

KATILIYORUM ( 4 )
KATILMIYORUM ( 1 )

Hüzünlü türküler gibi akan,aktıkça insanı bahar misafiri gibi kucaklayan,memleketimin zümrüt derelerine...Evet bu sana yapan bizim insanımızdır.Hiç bir zaman kamuoyu oluşturamayan,oluşturmaya kalkan insanlara statükocu solcular gözüyle bakan bir toplumdan ne bekleyebiliriz.Koyun misali gibi güdülen, siyasetçilerin karşısında el pençe divan duran bir toplumdan ne umabilrizki!HESLERİN oluşumu aşamasında Fırtına Vadisi insanları kadar duyarlı olamayan olmak istemeyen bu insanların vurdumduymazlığı ile biz o güzeli derelerin sesini yitik baharlarda arar dururuz...İshak Okumuş Fethiye/ Muğla Öğretmen


Diğer Haberler

2012-05-21 - 13:56:11 - Çayeli Belediyesi İlçede Bulunan Tarihi Mirasa Sahip Çıkıyor

2012-05-19 - 09:13:14 - Müdürü yetkili sandılar

2012-05-18 - 15:28:18 - Çaykur gene müdür üreticilerden özür diledi

2012-05-18 - 14:44:09 - 2012 Yaş Çay Fiyatı Açıklandı

2012-05-18 - 14:07:20 - Rize'de Sıcak Saatler

2012-05-17 - 15:27:10 - Çayeli Adile Sultan Derneği Batum’a Gezi Düzenledi

2012-05-13 - 18:44:40 - Başbakan Ovit Dağı Tüneli'nin temelini attı

2012-05-12 - 16:17:59 - Yaşçay Fiyatı Haftaya...

2012-05-12 - 16:02:18 - Çaykur Alımyerlerini Açıyor

2012-05-11 - 20:05:48 - ÇAYSİAD Kahvaltılarına Devam Ediyor

2012-05-09 - 19:19:52 - Bir Yol Hikâyesi

2012-05-09 - 13:49:08 - Sütlüoğlu, Ardeşen'de eksperlere direktifi verdi

2012-05-05 - 11:59:59 - Çayeli'nde iç yol genişletiliyor

2012-05-05 - 11:43:03 - Yargıtay'da seçim heyecanı

2012-05-03 - 12:21:00 - Ofluoğlu Gidici Yeni Başkan Kim Oluyor ?

2012-05-01 - 13:08:25 - Çayeli’nde Rasulullah Sevgisi

2012-04-30 - 22:30:56 - Ekrem Orhon Stadının Yerine Gençlik Merkezi Yapılacak

2012-04-30 - 00:12:26 - Çayeli Jandarma Binasının Temel Atıldı...

2012-04-29 - 15:36:15 - Çaykur Sezona hazırlanıyor

2012-04-28 - 13:53:23 - Çayeli'nde Girişimcilere Sertifika Töreni

2012-04-27 - 18:07:36 - Çayeli Ticaret Odası’ndan Üyelere Web Site

2012-04-27 - 17:55:06 - Kaymakam Ayaz’dan ÇAYSİAD’a Ziyaret

2012-04-24 - 20:01:55 - Çayeli Müftülüğünden Kutlu Doğum Konferansı

2012-04-24 - 12:44:58 - Gençlerde yeni anayasaya dikkat çekti

2012-04-24 - 10:49:27 - Rizeli Vatandaşın Zaferi

2012-04-20 - 20:48:23 - Rizeli Hayırseverden Örnek Davranış

2012-04-19 - 21:56:44 - Ofluoğlu'ndan İddialara Yanıt!..

2012-04-19 - 20:10:39 - Ofluoğlu`na hırsızlık suçlaması

2012-04-17 - 17:54:29 - Çay-Sen Yaş Çay İçin 1.75 Kuruş İstedi…

2012-04-16 - 16:25:17 - Çayeli Ticaret Odası Azerbaycan Yolunda

2012-04-16 - 10:33:54 - Ayder Festivali Tarihi Belli Oldu

2012-04-14 - 16:58:28 - Rize’de kutlu doğum başladı

2012-04-13 - 00:34:25 - ŞEHİT CENAZESİ ARDEŞEN’E GETİRİLDİ!

2012-04-11 - 18:15:50 - Çayeli’nde Kermes Açılışı

2012-04-10 - 21:50:32 - İşkur Aracılığıyla 95 Geçici İşçi Alınacak

2012-04-10 - 20:21:30 - Büyükköy’de Kutlu Doğum Programı

2012-04-06 - 10:20:40 - Rize’nin sorunları ankara’da masaya yatırıldı

2012-03-31 - 15:24:03 - Rize'de Köy Suları Şehir İçme Suyuna Kıyasla Daha Kirli

2012-03-31 - 15:04:28 - Senoz Organik Olma Yolunda

2012-03-30 - 09:37:29 - En yeni Karadeniz fıkrası: Tenor aranıyor

2012-03-29 - 11:07:01 - Destekleme primleri hesapta

2012-03-29 - 10:06:27 - Türk Enerji-Sen Rize Şubesi'nin Emekli Memurlara Veda Yemeği‏

2012-03-28 - 16:56:23 - Ziraat Odası Yaş Çay İçin 1 TL 40 Kuruş İstedi

2012-03-28 - 12:09:32 - Çay parası destekleme ödemeleri nezaman

2012-03-28 - 09:42:01 - 20 cm budamayan çay satamayacak

2012-03-27 - 09:10:27 - Vatandaştan Destekleme Tepkisi

2012-03-26 - 16:39:14 - Kadın polisi tacizden gözaltına alınd

2012-03-24 - 19:16:55 - Hayati Yazıcı’ya Taleplerini Horonda Türküyle Anlattılar

2012-03-23 - 21:35:10 - Rıfat Hisarcıklıoğlu’ndan Çayeli Ticaret Odasına Ziyaret

2012-03-23 - 19:23:57 - RHS Market`e ait depoda çıkan yangın çıktı

2012-03-23 - 16:21:15 - Güney Çevre Yolu'nun temel atma töreni

2012-03-21 - 16:00:07 - Çaykur’da Yetki Tek Gıda İş’in

2012-03-20 - 13:50:56 - Rize`nin Tarihi Değişiyor

2012-03-19 - 18:55:49 - Karal`dan destekleme prim müjdesi

2012-03-18 - 18:34:26 - Çayeli’nde Arıcılara İlaç Dağıtıldı

2012-03-17 - 19:16:00 - Çayeli’nde Hatipoğlu’na yoğun ilgi

2012-03-14 - 13:15:46 - Bakırcı rest çekti

2012-03-13 - 13:40:14 - Gündoğdu`da Hizmete Devam Mesajı

2012-03-11 - 18:21:54 - "Karadeniz, hamsiden yoksun kalabilir"

2012-03-10 - 20:15:54 - 9 Mart Piyangosu Çayeli`ne Çıktı

2012-03-10 - 17:30:30 - Rizeliler Erdoğan'ın izinde !

2012-03-07 - 19:28:54 - Gündoğdu da kaya tehditi

2012-03-07 - 14:14:36 - Çayeli Ticaret Odası Azerbaycan Yolunda

2012-03-03 - 23:45:28 - Çayeli Standında Renkli Etkinlikler

2012-03-03 - 18:05:50 - Çayın Başkenti Türkiye’nin Başkentine Damga Vurdu

2012-03-03 - 17:23:04 - Çayeli Belediyesi’nde Sosyal Denge İmza Sevinci

2012-03-02 - 17:02:42 - Kurtuluş ta horon tepkisi

2012-03-01 - 20:38:26 - Rize Trafik istatistiği

2012-02-29 - 17:55:30 - Çetin ve yönetimi seçildi

2012-02-27 - 20:16:44 - Çayeli Muhtarlar Derneği’nden İstanbul’da Muhteşem Şölen

2012-02-27 - 09:37:54 - Başbakan'la görüşemediler

2012-02-24 - 10:38:16 - Çayeli Muhtar Derneği Büyük Şölen'de Çayelililer Buluşturuyor!

2012-02-22 - 11:20:07 - 2 bin kişiye istihdam müjdesi

2012-02-18 - 12:47:49 - Öz Gıda İş ten ağır suçlama

2012-02-18 - 11:34:42 - Uyan Rize `Güzergah Çizildi`

2012-02-17 - 11:39:21 - Evini bağladı olmadı, şimdi de evine giremedi

2012-02-16 - 01:19:51 - Çayeli Çay Fabrikasında Çay Budaması yapanlara eğitim verildi

2012-02-15 - 17:57:40 - Çayeli Kurufasulyesi yiyen siyasette önü açılır

2012-02-15 - 10:00:49 - Pazarlı İmamın Bulduğu Sıcak Buhar Kaynağını Mühendisler İnceleyecek

2012-02-10 - 17:53:53 - Rize de 191 köy yolu yeniden kapandı

2012-02-08 - 14:14:25 - Emniyetten Batum'a Gideceklere Uyarı

2012-02-08 - 14:00:25 - Rize'de sosyal etkinlikler yok olmakta

2012-02-06 - 09:16:29 - Çayeli, Pazar ve İkizdere'ye Yeni Hükümet Konağı

2012-02-02 - 22:40:46 - Rize'de Feci kaza , araçlar birbirine girdi

2012-01-31 - 16:14:04 - Çayeli SGK Merkezine Katkı Sağlayanlara Plaket Verildi

2012-01-30 - 23:56:30 - Kardan Adam Şenliklerinde Çaydosk'a Yoğun İlgi

2012-01-27 - 20:16:04 - Bakanların Rize Programı belli oldu

2012-01-26 - 11:09:16 - Rize Basın Merkezi Açılıyor

2012-01-25 - 15:33:33 - HES’lerin Dağların ve Derelerin Çocuklarına Yaptıkları…

2012-01-25 - 13:53:46 - Hizmet için TAŞ ALDI Hırsız oldu

2012-01-20 - 00:59:16 - Çayeli-Rize Dolmuş Trafiğini Rahatlatma Arayışları…

2012-01-19 - 19:31:36 - Çayeli'nde Çed Bilgilendirme Toplantısı Yapılacak

2012-01-17 - 12:07:15 - Çayeli'nde Beklenen Kar Yağışı

2012-01-13 - 22:59:14 - KURTARMA EKİBİNE SENDE KATIL !!!

2012-01-13 - 19:18:23 - Rize 389 bin dolar ihracat yaptı

2012-01-10 - 15:34:08 - Gazeteciler günü kutlandı

2012-01-10 - 09:14:27 - MHP’den Kaymakam Ayaz’a Ziyaret

2012-01-09 - 16:57:32 - İnegöl Mobilya Rize’de Açıldı

2012-01-05 - 17:08:39 - Rize'nin başına devlet kuşu kondu

2012-01-03 - 18:18:35 - Rize'de 550 işletme kapandı

EN ÇOK OKUNAN

Çayeli Haytefspor 1.Amatör’e Göz Kırptı
Çayeli Haytefspor 1.Amatör’e Göz Kırptı devamı...

Çaykur gene müdür üreticilerden özür diledi
Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu Çay üreticisinden özür diledi. devamı...

Çayeli Adile Sultan Derneği Batum’a Gezi Düzenledi
Çayeli Adile Sultan Derneği Batum’a Gezi Düzenledi devamı...

2012 Yaş Çay Fiyatı Açıklandı
Yaş çay üreticisinin merakla beklediği çay fiyatı nihayet açıklandı. devamı...

Hamdi Topçu'nun Acı Günü
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Hamdi Topçu’nun vefat eden dayısı son yolculuğuna uğurlandı. devamı...

EN ÇOK YORUMLANAN

Bakan Yazıcı karşılamaya karşı
Hayati Yazıcı, Cumhurbaşkanı ve Başbakan dışındaki yetkililere yapılan karşılama törenlerine karşı çıkt devamı...

Çayeli İmam Hatip Yılın Annesini Seçti
Çayeli Anadolu İmam Hatip Lisesi Yılın Annesini Seçti. devamı...

Hasan Yılmaz’dan ağız ve diş sağlığı konferansı
İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Meriç, Çayeli'ne geliyor... devamı...

Çayeli Adile Sultan Derneği Batum’a Gezi Düzenledi
Çayeli Adile Sultan Derneği Batum’a Gezi Düzenledi devamı...

Öğrencilerinden Örnek Çalışma
Çayeli Denizcilik Anadolu Meslek Lisesinde Çevre Düzenlemesi Yapıldı devamı...

GEÇEN YIL BUGÜN

Rizesporlular Fenerbahçe Bayrağını Yaktı
Rize`de Fenerbahçe taraftarları cumhuriyet meydanında şampiyonluğu coşkuyla kutlarken bir gurup Rizespor taraftar devamı...

İstanbul'da Rizeli Vekil Adayları Kahvaltıda Buluştular
devamı...

Gönülleri Yine Fethettiler
9. Üniversiteler Tiyatro Yarışmasında İstanbul'da Rize’yi temsil eden Rize Gençlik Merkezi Büyükler Tiyatro e devamı...

Ayder Yaylası'nda Tatil Yoğunluğu
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası'nda tatil günlerinde yoğunluk yaşan devamı...

Çaykur Rizespor Zorlu Virajda
Ordu maçı için tüm hazırlıklarının tamamlandığını söyleyen teknik direktör Ümit Kayıhan; `Orduspor karş devamı...








v2.0 © Copyright 2007 - 2012 ÇAY HABER - Tüm hakları saklıdır.
Künye  |   Sitene Ekle  |   Yazılım Geliştirme : Nurettin TOPAL