Trabzon’dan yola çıkmıştık, Rize’den transit geçip, Sarp Kapısı’ndan sonra, Hopa, Artvin, Ardahan, Iğdır ve onlarca kasaba, köy dolaşıp, kapılara uzandık. Bu geziden ayrı olarak Hakkari Yüksekova ile Mardin, Diyarbakır, Şırnak üzerinden gittiğim Habur Kapısı’nda da işlerin kendi dinamikleri doğrultusunda yürüdüğüne tanık oldum. Sınır seyahatlerinde edindiğimiz dostlarla güzel anılarımız oldu. Serhat illerimizde yaşayanların nasıl bir psikolojide olduklarını gözlemledik. Sınır uçlarında yaşamak belki ilginç ama hiç kolay değil. Şayet sınırında yaşadığınız ülkeyle Türkiye’nin ihtilaflı olduğu konular varsa, bırakın ticaret yapmayı, yaşamınızın bile tehlikede olduğu dönemlerden geçersiniz. Mesela, Rusya ile Gürcistan kapıştığı zaman Sarp Kapısı’na yakın sınır ilçe ve köylerinde yaşayanlar bu kapışmadan yansıyan olumsuz atmosferden etkilendi. Yine İran ve Irak sınırlarındaki vatandaşlar da kimi zaman karşılıklı açılan ateşler nedeniyle zor günler geçirdiler.
Perihan ÇAKIROĞLU
Soru: Ne tür mal?
Cevap: Boşverin
Yine sınırlardaki en büyük sıkıntı, kayıt dışılık yanında kaçakçılık ve kurumsallaşamayan ticaret nedeniyle gelir düşüklüğü. Doğu ve Güneydoğu sınır kapılarında bize anlatılanlara göre uyuşturucu ve her türlü kaçak ticaret, kimi zaman gizli kimi zaman da açıkça gerçekleştiriliyor. İnsan ve özellikle beyaz kadın ticareti yapıldığına da önceki yazılarda değinmiştik. Hakkari’den Yüksekova’ya ve oradan da Esendere Kapısı’na giderken, sık sık yüklü katırlar gördük. İşadamları, bu katırlarla mal taşındığını anlatırken, "Ne tür mal" sorusuna gizemli cevaplar verdiler. Kimisi kaçak çay, kahve, sigara, ipek kumaş olduğunu söyledi, kimisi doğru cevap veremeyeceğini düşündüğünden "Boşverin" demekle yetindi. Kalaş’ların fiyatı fiks 100 dolar Ne yazık ki, katırların asıl yükü silahtı, tüfekti. En çok Kalaşnikof’tu. Sınır ötesinde fiks fiyatı 100 dolardan başlayan Kalaş’ların ne girişi, ne çıkışı engellenebiliyordu. Mazot taşınmasında da çelişkiler var. Bazen izin veriliyor, bazen de bahanelerle mazot getirilmesinin caydırılması yönünde sıkıntılar yaratılıyor. "Komşularla sıfır problem" stratejisini uygulayan hükümet, ne yazık ki, sınırlarda henüz ticari anlamda "sıfır problem"e ulaşamadı. Kimi zaman bizzat AK Parti’nin Doğu ve Güneydoğu’daki il başkanları da buna isyan ediyor.
Açık pazarlar kurulsun
Birkaç yıl önce sınır kapılarının ‘açık pazar’ haline getirilmesini isteyen il başkanları, Dış Ticaretten Sorumlu dönemin Bakanı Kürşad Tüzmen’e dertlerini anlatırken, Başbakan Tayyip Erdoğan’la Ankara’da bir araya geldiler. "Sınır kapıları var ama sınır ticareti yok" diyen başkanlar, bölgelerinde had saflaya ulaşan işsizliğe çözüm için yaptıkları açık pazar önerisini hâlâ uygulamaya koyduramadılar. Tüzmen, aslında Yüksekova Esendere Kapısı ile kapalı olan Çukurca Üzümlü Kapısı için epeyce çalıştı ama başarılı olamadı. Sınır kapılarını da kapsayan gümrüklerin Tüzmen’den alınması da meseleyi bürokratik çıkmaza soktu. Bizim Yüksekova ziyaretimizde sınır ticaretiyle uğraşan işadamları, "Çalışmalar, kağıt üstünde kaldı. Uygulamaya geçilemedi" diye özetlediler durumu.
Bakan Yazıcı’nın İpek Yolu hayali
Dış ticaret, Tüzmen’den sonra Sanayi eski Bakanı Zafer Çağlayan’a verildi. Gümrük ve Sınır Kapıları da Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’ya emanet edildi. Yazıcı, göreve geldiğinden bu yana kapı kapı dolaşıyor. Krizden kapıların modernizasyonu da etkilendi. Yazıcı, kendisi ile görüşmemizde 18 sınır kapısının 2010 yılına kadar modernize edileceğini belirtirken, Suriye ile sınır kapılarında ortak çalışacaklarını söyledi. Sınır kapılarının, ticaretin yüzde 53’ünü, yolcu taşıma yükünün de yüzde 40’ını üstlendiğini kaydeden Yazıcı’nın en büyük hedefi, özellikle kapılar sayesinde tarihi "İpek Yolu"nu aktif hale getirmek. Bu hedef ve hayalin gerçekleşebilmesi için de alınacak çok yol var. Sınır ticaretinden şöyle veya böyle para kazanan tüccarlar, dış ticaretin başka bakanda, gümrükler ve kapıların başka bakanda olmasının, yetki kargaşası yarattığından ve koordinasyonsuzluktan da şikayet ediyorlar. Bu da konunun başka bir boyutunu oluşturuyor.
Yorumlar (Yorum Yaz)
Haberlere yazılan yorumlar, yorumu yazan kişilerin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Okuyucu yorumlarından dolayı ÇAYHABER sorumlu tutulamaz.