Rize Eğitim-Bir-Sen Kasım ayı İl Divan Toplantısı Çayeli'nde yapıldı. Çayeli Sarıköşk'te yapılan toplantıya İlçe Yönetim kurulu üyeleri ve Rize Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanlığından Başkan Seyfettin Afacanlar ve Yönetim Kurulu Üyeleri Katıldı. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Salih Yelkenci katılımcılara teşekkür etti.
Daha söz alan Rize Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanıı Seyfettin Afacanlar konuşmasında şunları söyledi;En son Mayıs ayında Rize de toplanmış 2011 yılında yetkiyi almanın gururunu yaşamıştık. Yaz tatili girmesiyle uzun zamandır bir araya gelemedik. Bu zaman zarfında neler yapıldı. Kısaca özetlersek;
Haziran ayında büyük bir başarı sağlayarak sözleşmeli arkadaşların kadroya geçmesini sağladık. Bu küçümsenecek, kulak ardı edilecek bir kazanım değil. Sözleşmeli arkadaşların bizleri kadroya geçirin feryatları geçekleştirildi, fakat kadroya geçiş yapan arkadaşlar henüz gereğini yaparak söz verdikleri sendikamıza üye olma işlemini henüz gerçekleştirmedi.
Ramazan ayında Afrika da ki açlık sendikamızı öncülük yaparak harekete geçirmiş yapılan kampanyalarla da desteklenerek verilecek iftar yemekleri iptal edilmiş ve paraları Afrika’ya gönderilmiştir. Rize olarak da gereğini yaptık bizde bir katkı sunmuş olduk. Bu konuda ilçe yönetimlerimize de teşekkür ediyorum.
Ekim ayında genel merkezimiz tarafından gerçekleştirilen genişletilmiş istişare toplantılarına ilçe başkanlarımız, üniversite temsilciliklerimiz, il başkanlarımız, denetleme ve disiplin kurulu başkanlarımız katılım sağladı. Katılımlardan olumlu sonuçlar alındığı kanaatindeyiz.
Yine ekim ayında düzenlenmiş olan uluslararası anayasa sempozyumuna birkaç arkadaş katıldık. Sendikamız yeni bir anayasanın yapılması gereğini her fırsatta dillendiriyor. Sempozyuma katılan siyasi katılımcılarda sivil toplum kuruluşlarının bu konuda baskı oluşturmasını olumlu buluyorlar. Bu güne kadar yapılanlara kısaca değinmiş olduk.
Eğitim-öğretim yılına her yıl olduğu gibi, bu yıl da sorunlarla başladık. Bunların başında öğretmen açığının bir türlü kapatılmaması gelmektedir. Öğretmen adayı sayısının 300 binle ifade edilip, ihtiyacın 150 bin olduğu fakat 2011 yılında atananların sayısının ise 32 bin 500 civarında olmuştur. Geçen yıl ücretli öğretmen sayısı yaklaşık 70 bin olduğu göz önüne alınırsa bu yıl da açık ücretli öğretmenler tarafından giderilmiş oldu. Rize ilimizde bu yıl ücretli öğretmen fazla olmamasına rağmen varlığı bir gerçektir.
Yine okulların fiziki donanımlarının yetersizliği, personel ve hizmetli istihdamının çok sınırlı oluşu, ayrıca hizmet alımı için kaynak ayrılmayışı gibi konular bu sene de yöneticilerimizi bir hayli yoruyor. Bazı okullarımızın inşaat işleri eğitim öğretimi aksatmaktadır.
Rize merkezde ki bazı okullarımızın yazın yapılması gereken doğalgaz dönüşümlerinin kasım ayına kadar gerçekleştirilememesi, öğrencilerin üşümelerine neden olmaktaydı. Bu hafta okullarımıza ısı verilebildi. Bu konuda Milli Eğitim Müdürümüzle hafta içi sendikamızı ziyaretinde bilgi alışverişinde bulunmuş, bu durumun ihale sisteminden kaynaklandığını belirtmişti.
Ayrıca yine Rize merkezde ki işitme engelli öğrencilerimizin okulunun arsasının bir bölümünün sağlık bakanlığına devri ile apar topar okulun bir başka yere taşınması, engelli öğrencilerimize engel çıkarmıştır. Okulun taşınacağı binanın onarılmadan eğitim öğretime hazır edilmeden ve de eğitim öğretime uygunluğu objektif olarak değerlendirmeden okulun taşınması yanlış olmuştur. Hele yıkılacağı belirtilen ama halen yıkılmayan inşaatın ne zaman başlayacağı belirsizken, taşınma işlemini biz bir eğitimci olarak kabul edemeyiz. Bu konuda bizde gerekli girişimlerde bulunmuş okulun şehir merkezinden çıkışını önlemiş fakat yer bulunup taşınma safhasında bilgilendirilmediğimiz için müdahil olamadık. Valiliğin baskısı sonucu taşınma olayı gerçekleştirilmiştir. Salı günü ziyaret ettiğimizde öğrenciler tatilde, okul personeli inşaatın içinde düzenleme ile meşgul olduğunu gördük.
Bakanımızın 18 Eylül de TRT haber de yapmış olduğu söyleşide öğretmenlerin artık üç ay tatil yapmayacaklarını söylemesi eğitim öğretime heyecanla başlayacak öğretmenlerimizi şok etmiş, heyecanlarını yitirmelerine sebep olmuştur.
Bu günlerde de tüm memurların rotasyona tabi tutulacağının işaretinin verilmesi tedirginliğe yol açmış memurların çalışma şevkini kırmıştır. Bu konuda da sendikamızın görüşü il dışı rotasyonun olumlu karşılanamayacağıdır.
KHK de “eşit işe eşit ücret” sloganı ile kamuda çalışanların ek ödemeleri üzerinden yapılan eşitlemede, öğretmenler ve öğretim elemanlarının diğer kurumlarda muadili olmadığı gerekçesiyle kapsam dışı bırakılmıştır, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanı gibi üst yöneticilere öğretmenin toplam maaşının yüzde 74’ü kadar ek ödeme verilirken, öğretmen ve öğretim elemanlarına üvey evlat muamelesi yapılmıştır. 9/1’indeki öğretmenin toplam maaşı 1530 iken, üst yöneticinin bırakın maaşını, sadece ek ödemesi 1132 TL olmuştur.24 Kasım Öğretmenler Günü öğretmenlere “kimse vatan millet edebiyatı” yapmasın. Öğretmenlere, ek ödemelerde gün göstermeyenler 24 Kasım’da gün hatırlatmasın. Herkese ek ödeme ile iyileştirme düşerken, öğretmen ve öğretim elemanlarına 24 Kasım’da süslü sözler söylenmesin.
Unutulmasın ki bunu asla kabul edemeyiz.
Genel merkezimiz tarafından bu konuda çalışma bakanı Faruk ÇELİK,Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal Milli Eğitim Bakan yardımcısı Orhan ERDEM ve dün Antalya’da başlayan “Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalış tayı”na katılan yönetim kurulumuz ve
Genel başkanımız Ahmet GÜNDOĞDU Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER’ konuyu iletmiştir. Bu konuda taraflar haksızlığın giderilebileceğini belirtmiş, olmazsa toplu sözleşme sürecinde düzeltilebileceği belirtilmişse de bu durum kabul edilemez bir tutumdur. Bu konuda Eğitim Bir Sen sitemiz takip edilirse konu hakkında detaylı bilgi edinilebilir.Bu günlerde ülkemizin bir çok ilinde malum sendika Eşit işe eşit ücrete verdiğimiz desteği olumsuz propaganda aracı olarak kullanmaya çalışmaktadır.Halbuki bu kanunla binlerce memur,hizmetli,şef gibi çalışanların kangren haline gelmiş ücret dengesizliği düzeltilmiştir,ayrıca maaşlarında artış sağlanmıştır.Bu durum göz ardı edilerek topyekun saldırmak yanlıştır.Biz Eğitim Bir Sen olarak çıkan KHK nin tamamına destek vermedik eksik kalan kısımlar üzerine çalışmalarımız sürmektedir.Bahsi geçen konuda üyelerimizde tedirgin olmuş sendikamızın bu konuda yapmış olduğu çalışmaları izlemeden sendikadan istifa edebiliriz söyleyişine taraf olmuşlardır.Bu arkadaşları aydınlatmalıyız.
Toplu sözleşme konusu malumunuz Çalışma Bakanlığı ile yapılan müzakerelerde 23 maddede anlaşma sağlanmış 1-2 madderde anlaşma sağlanamamış, bakanlar kuruluna bırakılmıştı. Önem arzeden bazı maddeler şunlar:
Aday devlet memurları sendika üyesi olabilecek, 100 veya daha fazla kamu görevlisinin çalıştığı işyerlerinin en üst amirleri ve yardımcıları” sendika üyesi olma hakkını kaybetmeyecek, Toplu Sözleşme Primi, Toplu Sözleşme İkramiyesi adıyla ödenecek, Kamu kurum ve kuruluşlarındaki özel güvenlik personelinin sendika üyesi olma yasağı sona erecek, İşyeri sendika temsilcisi, il ve ilçe temsilcileri yasal zemine kavuşuyor ve bunların belirli yasal güvencelerden yararlanması imkanı getiriliyor, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Sayıştay Başkanı’nın başkanlığındaki 11 üyeden oluşacak, İkisi en çok üyeye sahip konfederasyon, birer kişi de diğer iki konfederasyondan olmak üzere Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti tarafından bildirilecek dört temsilci,
Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ile Devlet Personel Başkanlığı’ndan birer olmak üzere Kamu İşveren Heyeti Başkanı’nca belirlenecek dört temsilci, Kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarında olmak üzere en az doçent unvanına sahip olmak kaydıyla, Devlet Personel Başkanlığı ile -en çok üyeye sahip konfederasyon üç, diğer iki konfederasyon ikişer olmak üzere- Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti tarafından ayrı ayrı bildirilecek yedi öğretim üyesi arasından Kamu İşveren Heyeti Başkanı’nca ayrı ayrı belirlenecek birer öğretim üyesi olmak üzere iki akademisyen temsilciden oluşacaktır.
Hakem kurulunun kimlerden oluşması gerektiği bizim için önemli bir maddedir.Toplu sözleşmenin şu an ki durumunda çıkmasında bizim tasvip etmediğimiz durumlar mevcuttur.
Bir başka olumsuz gelişme okulun açıldığı ilk hafta okullara yollanan müfettişlerin yeni adıyla denetçilerin okul idaresini bağış alıp almadıklarını denetlemek amacıyla teftişe gelmeleri okullarımızı tedirgin etmiştir.Bakanlığımız tarafından okulların harcamalarının karşılanması için hiçbir kaynak ayırmadan bu işleme girişmesi tasvip edilemez.
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Bakanlık teşkilat yasası tamamen değişti. Yasanın, birkaç maddesi hariç, olumlu olduğunu düşünüyoruz. Özellikle özür grubu atamalarının yılda bir defa yaz aylarında yapılacak olması, Şubat ataması bekleyen yüzlerce öğretmeni hayal kırıklığına uğratmıştır. Umarım bu konu Şubat ayı yaklaşırken bir kere daha gündeme gelir,düzeltilir.Yine yönetmeliklerle düzenlenebilecek konulardan bazıları kanunlaşmış oldu ve yeniden dönüş de artık kolay değil. Bu birkaç konunun dışında yasa Milli Eğitim Bakanlığı açısından bir reform niteliği taşıyor.
Yıllarca söyleyip durduğumuz “ek ders ücretlerini derse girenler almalı, derse girmeyenler tazminat ya da başka bir ad altında ücret almalıdır” görüşümüz bu yasayla yürürlüğe girdi. Yine zaman zaman yapılan ‘hantal bürokrasi’ eleştirisine kısmi çözüm, mevcut yasa ile getirilmiş oldu.
Bakanlıkta ve okullarda vesayetin izlerinin silinmesi bakımından yasanın başlangıç kısmının değişmesi ise, ayrıca olumlu bir gelişmedir. 82 Anayasası’nın başlangıç kısmını çağrıştıran bir bakanlık yasasından, vesayete kapı aralayacak bölümleri çıkarılan, daha özgürlükçü, daha kapsayıcı ve kuşatıcı bir teşkilat yasasına dönüşmesi olumlu bir gelişmedir. Bunun için 18. Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararlar hayata geçirilmelidir. Bunlar arasında Milli Güvenlik derslerinin branş öğretmenleri tarafından verilmesi, 28 Şubat artığı kesintisiz eğitimden vazgeçilip 1+4+4 modeline dönülmesi, din eğitiminin önündeki engellerin kaldırılması ve din eğitimi dersinin okullarda seçmeli ders olarak okutulması, haksız ve hukuksuz başörtüsü yasağının yasa ve yönetmeliklerden çıkarılması, katsayının kaldırılması ve değerler eğitimine ağırlık verilmesi gibi konular ilk akla gelenler arasında yer alıyor. Değerler eğitimi deyince bu konuda ehil insanların görev alması halkın değerleri ile savaşan insanların bu konuda kitap yazmaya kalkması,bu konuda görevlendirmek için daire başkanı yapılması kabul edilemez. Sözünü ettiğimiz sorunlarla ilgili olarak eylül ayında iki uygulamayı alkışlamayı da ihmal etmeyelim.
16 Eylül 2011’de YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın basına yaptığı açıklamasında, 1998 yılında uygulamaya konulan meslek liselilerin alanları dışındaki bölümlere girişini zorlaştıran ve engelleyen farklı katsayı uygulamasını gelecek dönem için kaldıracaklarını belirtmesidir. Yapılacak bu girişimle, 13 yıldan beri liseler arasında bugüne kadar yapılan ayrımcılığa son verilecek.
İkinci olarak, 17 Eylül’de, toplumun ve ailelerin kültürel tercihlerini dikkate alan yeni bir gelişme yaşandı. Aynı gün Resmi Gazete’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan değişikle Kur’an kurslarına yaş sınırlaması getiren düzenleme yürürlükten kaldırıldı. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da değişiklik öngören Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş oldu.
Arkadaşlar son olarak Afrika’da ki açlığa karşı Memur Sen Eğitim Bir Sen olarak seferber olup, yapmış olduğumuz yardımlar ve 23 Ekim de Van ilimizde ki deprem sonucu mağdur duruma düşen insanımıza Eğitim Bir Sen olarak el uzatmamız takdire şayan olmuştur.Gelirimizin %10’u depremzedelere verilmiştir.Rize Eğitim Bir Sen olarak Afrika’ya yapmış olduğunuz yardımdan dolayı sizlere tekrar teşekkür ederim.Şimdi de inşallah Van ilimize bir yardımda bulunmak istiyoruz.24 kasım öğretmenler gününde okullarımıza yollayacağımız çiçek yerine parasını kuru gıda olarak Van ilimize yollamayı kararlaştırdık.Ayrıca tüm üyelerimiz ve yakınlarından,halkımızdan bu yardımımıza iştirak etmelerini istiyoruz.Anlaşma sağladığımız işyerinden 35 TL’ye kuru gıda paketi satın alarak bu yardıma katılımları sağlayabiliriz.
Toplantının dilek ve temenniler kısmında söz alan katılımcılar görüş ve isteklerini Rize Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanlığı Yönetim Kuruu üyelerine aktadılar.
Yorumlar (Yorum Yaz)
Haberlere yazılan yorumlar, yorumu yazan kişilerin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Okuyucu yorumlarından dolayı ÇAYHABER sorumlu tutulamaz.
Başlık : birbilen Yazan : bir bilen Tarih - Saat : 2011-11-21 - 14:02:28
KATILIYORUM ( 1 )
KATILMIYORUM ( 0 )
acaba sozleşmelı öğretmenlerın kadroya geçırılmesı için bakanlıklarda hangi çalişmayı yaptınız ne tepki gösterdınız . çok onemlı konoyu gündeme getirdınız yenı anayasa çelişmalrında sendıkanızın görüşlerini açıklasanız de biz de bilgi sahıbı olsak .
Başlık : Din Dersini Seçmeli İstiyorlar. Yazan : Türk Eğitim Sen Tarih - Saat : 2011-11-20 - 21:35:13
KATILIYORUM ( 1 )
KATILMIYORUM ( 0 )
Eğitim Bir Sen yaptığı sendikal faaliyetlerde DİN unsurunu hep ön plana alıp rakip sendikaları adeta karalarken SOLCULARIN ve özellikle de ALEVİLERİN uzun süredir istediği DİN KÜLTÜRÜ dersinin seçmeli olması talebini meğer Eğitim Bir Sen sendikal faailiyet içerisine almış da kimsenin haberi yokmuş. Vay beeee.. HELAL OLSUN SİZE SAYIN BAŞKAN. Demek ki; 28 Şubat yalanmış. Şimdi Eğitim Bir Sen üyelerine soruyorum. Arkadaşlar SİZLER DİN KÜLTÜRÜ DERSİNİN SEÇMELİ DERS OLMASINI İSTİYOR MUSUNUZ. LÜTFEN BUNU VİCDANINIZIN SESİNİ DİNLEYEREK CEVAPLAYIN. EĞER CEVABINIZ '' HAYIR '' İSE LÜTFEN SENDİKAYA DESTEĞİNİZİ ÇEKİNİZ. Çünkü yıllarca birilerinin bu isteğine sert tepki gösterenler şimdi bunu istiyorsa bunda bir yanlışlık var. EĞİTİM-SEN YILLARCA BU TALEPTE BULUNURKEN KARŞI ÇIKMIŞTIK. ŞİMDİ EĞİTİM-BİR-SEN BUNU İSTİYOR. DÜNYA TERSİNE DÖNDÜ..