Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Bir Rustem Eyüboğlu Portresi

12-11-2007 08:55:23
3294 kez görüntülendi

Bir Rustem Eyüboğlu Portresi

 

 

İlkokuldan sonra gazete satıp ayakkabı boyayan, daha sonra 22 yaşına kadar gemilerde aşçı yamağı olarak çalışan Rüstem Eyüboğlu, âşık olduğu kadın tarafından eğitimsiz olduğu için reddedilince 23 yaşında liseye başladı ve başarılı bir eğitim hayatından sonra doktora bile yaptı. Rüstem Eyüboğlu şimdi 20 milyon dolar cirolu Eyüboğlu Eğitim Kurumları’nın sahibi.

HAFTADA bir sadece posta arabasının ve Samsun’dan Hopa’ya giden otobüsün uğradığı Rize’nin Çayeli ilçesinde 1940’larda doğmuş Rüstem Eyüboğlu. Şair-yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu, yazar Sabahattin Eyüboğlu, siyasetçiler Cemal Reşit Eyüboğlu ve Orhan Eyüboğulları’yla aynı sülaleden gelen Rüstem Eyüboğlu, ilkokulu bitirdikten sonra maddi sıkıntılar yüzünden okuyamamış. 20 kilometre uzaklıktaki Rize’deki ortaokula gitmek imkânsızmış. Yatılı okul sınavlarına girsin diye babasının verdiği parayla da bisiklete binmeyi öğrenmiş. Bisikletten düşüp bacağını kırınca da okul hayalleri tamamen sona ermiş.

FASULYE YEDİM, KOVULDUM: Sekiz gün süren bir vapur yolculuğuyla İstanbul’a gelmiş aile. Babası başladığı işlerde sürekli başarısız olurken yokluk içindeki aileyi geçindirmek çocuk yaştaki Rüstem’e kalmış. İlk işi Babıâli’den aldığı gazeteleri satmak olmuş. Bir sandık alıp ayakkabı boyacılığına terfi ettiğinde kendisiyle çok gururlanmış. O zamanlar Vatan ve Millet caddelerini yapan anne tarafı varlıklıymış. Annesinin kuzeninin torna fabrikasında çalışmaya başlamış. İki hafta meslek öğretiyorum diye akrabası para vermeyince kapıyı vurup çıktığını anlatan Rüstem Eyüboğlu, "Ayvansaray’da bu tornacıya yakın bir kahvehane vardı. Orada çırak oldum. Annemim kuzeni Hakkı ağabeye de utansın diye çay götürüyordum; bana günlük bir lirayı bile çok görmüştü" diyor. Sonraki işi bir konservecide kavanozlara fasulye doldurmak olmuş ama fasulyelerden yemek yasakmış. Çok acıktığı bir gün ağzına bir fasulye atarken yakalayan patronu kapının önüne koymuş. Annenin bayat ekmek aldığı, 5 çocuğa bir zeytini iki üç kere ısırmalarını söylediği evde Rüstem hiç bir gece tok yatmazmış zaten.

BOLULU AŞÇILARDANKEPÇE: 16 yaşına gelince Eyüboğlu, bir gemide aşçı yamağı olmak için müracaat etmiş. Kabul edilip, muayeneye götürüldüğü anı şöyle anlatıyor: "İşe alınacak herkesi muayene ettiler. Muayene esnasında tamamen soyunmamızı istediler. Askerliğini yapmış koca koca adamlar soyundu. Ben çok utandım. O anı asla unutamam. İşe kabul edilince iki yıl Bolulu aşçılarla çalıştım. Onlardan çok kepçe yemişliğim var." Eyüboğlu, sonra Talat Sadıkoğlu’nun gemisinde aşçı başı olarak çalışmaya başlamış. Yanına aldığı votkaları Finlandiya’da; oradan getirdiği çorap, iç çamaşırı, eldivenleri de Türkiye’de satar ekstra para kazanırmış.

SENİNLE EVLENMEM, DEDİ: İstanbul’da bir kıza tutulan Rüstem Eyüboğlu her sefer dönüşü aşkına ince çorap, iç çamaşırı, elbiseler getirirmiş. Âşık olduğu kıza heyecanla evlenme teklif etmiş "Sen ilkokul mezunusun, dengim değilsin, evlenemeyiz" yanıtı almış. "O kadar hediye taşıdığım kız beni reddetti. Çok gururuma dokundu. Kalbim kırıldı" diyen Eyüboğlu, yine kendini denizlere vurmuş. 1956 yılında Almanya seferinde gemide denizciliği öğrenen bir stajyer matematik ve Türkçe dersleri vermiş. Okumayı kafasına koyan Rüstem gemi Karaköy’e yanaşınca denizcilikle ilgili bütün evraklarını yırtmış.

Uğur Dündar’ı çok dövmüşlüğüm var

ORTAOKUL kitapları alıp, çalışan Rüstem Eyüboğlu 22 yaşında sınavlara girip, ortaokulu bitirmiş, 23 yaşında Vefa Lisesi’ne başlamış. "O zamanlar edebiyat bölümünde okuyan Uğur Dündar’ı çok dövmüşlüğüm var. Tabii onlar çocuktu, ben koca adam" diyerek lise günlerini tebessümle anlatan Eyüboğlu, lise eğitimi süresince de gemilerde çalışmaya devam etmiş.

Öğrenci çekeyim derken doktora yaptım

YILDIZ Teknik üniversitesi elektronik bölümünü kazanan Eyüboğlu’nun hocalarından biri de Necmettin Erbakan imiş. Erbakan için Eyüboğlu "O zamanlar böyle değildi. Çok farklıydı. İyi bir hocaydı" diye konuşuyor. Üniversite yıllarında da Eyüboğlu özel dersler vererek geçinmiş. Yaş baş kemale erdiğinde ancak askere giden Eyüboğlu, yedek subayken kazandığı 3500 lira ile 1970 yılında Arı Dershaneleri’ni kurmuş. Dershane kurmasının nedeni de ders vermeyi sevmesiymiş. Sanatçı, yazar ve politikacıların çıktığı Eyüboğlu ailesi böylece ilk işadamına da sahip olmuş. Dershanesine öğrenci çekmek için Yıldız Teknik Üniversite’sinde yüksek lisansa başlayan Eyüboğlu bu vesileyle doktora bile yapmış. Bu sırada, "en büyük aşkım" dediği öğrencisi olan Burçak Eyüboğlu ile evlenmiş. 1985 yılında ise Eyüboğlu Koleji’ni açarak, Eyüboğlu Eğitim Kurumları’nın temelini atmış.

2200 öğrencili dev kurum

EYÜBOĞLU Eğitim Kurumları’nın çatısı altında bir kolej, bir fen lisesi, üç ilköğretim, dört anaokulu olduğunu belirten Rüstem Eyüboğlu, 38 yıldır eğitim işinde olduğunu söylüyor. Eğitimin bir vatandaşlık vazifesi olduğunun altını çizen Eyüboğlu şöyle konuşuyor: "İstanbul Özel Okullar Derneği başkanı olarak, mayıs haziran aylarında Banu Alkan gibi televizyon televizyon dolaşıyorum. Çünkü eğitime çok önem veriyorum. Kurumumuzda 622 çalışan 2200 öğrenci var. 2006 ciromuz 20 milyon dolar. Burslu öğrenci sayısı yüzde 10 civarında."

haberler.com

Yorumlar


  1. İlginç bir hayat hikayesi. Gençlerimiz okusun isterim. Ama bana kurumları az geldi. Bunca yıl bu işte olan bir Çayelilinin daha fazla kurumu olmalıydı.

  1. Herkese idol olacak kişi
    Rüstem abi gençlerimizin örnek alacağı bir kişidir. Bence bütün gençlerin onun hayat hikayesini öğrenmesi,azmin insan yaşamında ne kadar önemli bir yer tuttuğunu anlaması gerekir.Her zaman saygı duyduğum bir kişidir. Kendisine sağlık ve esenlikler diliyorum.



Yorum Yaz