Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış geldiği Rize de Fransa da gündeme getirilen Ermeni Yasa tasarısını Fafatara ya benzetti.
Çeşitli incelemelerde bulunmak üzere Rize ye gelen Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış Rize valiliğini ziyaretinde Başbakanın selamlarını getirdiğini söyleyerek ”Sayın Başbakanımız ile önceki gün 3-4 saat beraberdim, sağlığı çok iyi, uzun yıllar bize liderlik yapacak” dedi.
Bağiş ”Rize Türkiye’nin gerçekten farklı bir ili. Avrupa’da Türkiye’ye arıza çıkaranlara Rize’nin çayını içmelerini balı ile sinirlerini yumuşatmalarını biz hep tavsiye ediyoruz. Antep’imiz ne kadar gazi ise, Maraş’ımız ne kadar kahraman ise, Urfa’mız ne kadar şanlı ise Rize, Siirt ve İstanbul’umuz da o kadar mübarek ve demokrattır. Çünkü Türkiye’nin kronikleşen sorunlarını çözen bir lideri ortaya çıkarmıştır. Rize, evladı olan Türkiye’nin gelmiş geçmiş en başarılı Başbakan’ı ile gurur duysa azdır. Onun çalışma arkadaşları olarak bizde ne kadar gururlansak azdır.” Dedi.
Bakan Bağış Belediye ziyaretinde ise Belediye Başkanı Halil Bakırcı tarafından karşılandı AB sürecinde Rize halkının heyecanını kaybettiğini söyledi. Avrupa’da kendini bilmez bir takım siyasiler Türkiye aleyhinde bir takım söylemler geliştirebilirler. Bu vatandaşlarımızın heyecanı üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Ama biz bunların hiçbirine fazla kulak asmayacağız. Biz ab sürecinde attığımız reform adımlarını Avrupa için değil kendi vatandaşımız için yapıyoruz. Çocuklarımız bugün daha sağlıklı oyuncaklarla oynayabiliyorlarsa, daha temiz havayı teneffüs edebiliyorsak, yediğimiz içtiğimiz gıdalar daha hijyenik olduysa, ülkemizde demokrasi, insan hakları ifade özgürlüğü gibi konularda gerçekten bölgemizdeki ülkelere ilham kaynağı olabildiysek ab yolunda attığımız reform adımlarının bunda bir payı var. Yaptığımız anketlerde de halkımızın yüzde 92’si AB’yi iki yüzlü bulurken yüzde 73’üde AB yolunda atılan reform adımlarının bu ülke için yararlı olduğuna inanıyor. Bugün bir oylama yapılsa yüzde 50’nin üzerinde üye olma yolunda ilgi halen var, bu zorluklara rağmen. Ama bir güvensizlikte var. Bunları da halkı doğru bilgilendirerek aşacağız. AB fonlarından sadece 2006 ila 2013 yıları arasında 5 Milyar Avro ülkemize fon ayrılmış dutumda. AB’nin üye ve potansiyel üyelere ayrılmış olduğu fonun yarısını Türkiye alıyor, diğer yarısını bütün ülkeler alıyor. Buda Türkiye’nin bu konudaki azmi ve kararlılığının bir göstergesidir. Biz AB üyesi ülkelerin bilimini, teknolojisini, imkanlarını ülkemize seferber edelim, ülkemizin standardını yükseltelim, müzakere sürecimizi tamamlayalım ülkemiz hak ettiği noktaya geldikten sonra biz zaten halkımıza soracağız. Üye olalım mı?, olmayalım mı?. Ona halkımız karar verecek. Bugün o kararı verme günü değil, sürece odaklanma Türkiye’nin standartlarını yükseltme günüdür. Bu konuda Cumhuriyet tarihi boyunca hiç kimsenin uğraşmadığı kadar uğraşan bir Başbakanımız var. Vatandaşın yaşam standardını yükseltebilmek için uğraşan bir Başbakanımız var. Kişi başına düşen geliri 9 yıl gibi bir sürede 3 katı artırmak iç hatlarda kullanılan uçak bilet miktarını yüzde bin artırmasak, üretilen yeni okul, baraj, havaalanı gibi günlük hayatta bizim çok daha modern çok daha çağdaş yaşamamızı sağlayacak imkanlar kavuşturmasaydık zaten 12 Haziran seçimlerinde bir rekor kırarak 3’üncü kez oyunu artırarak seçilme onuruna erişmezdi. Bu milletin mesajı gerçekten çok net. AB bizim için ilerleme raporu yazıyormuş, biz onu çok önemsemiyoruz. Asıl ilerleme raporunu bu millet veriyor, sandıkta veriyor. Sandıkta herkes alması gereken mesajı aldı diye düşünüyorum. İnşallah bu yolda Türkiye’nin standartlarını yükseltmek için çok daha çalışacağız.”
Soruya Fransa’da Ermeni soykırımın inkarının suç sayılmasına ilişkin bir tasarının Fransız parlamentosunda oylanacak olmasına ilişkin Türkiye’nin tavrı ne olacak şeklindeki bir soruya “Dışişleri Bakanlığımızda yapılan bir toplantı ile bu konuda neler yapılması gerektiğine ilişki,n bir yol haritası belirlendi. Bizde Fransa’nın AB Bakanlığı nezdinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu tasarıları bu bölgede sıkça görülen fafatura kelebeklerine benzetiyorum. Bunlar kısa ömürlüdür. Ama belli zamanlarda ortaya çıkar. Fransa’da da malum bir seçim yaklaşıyor. Sayın Sarkozy’de yeniden seçilememe derdine düştü. Nerden ne yaparım endişesi içerisinde birilerine şirinlik yapmaya çalışıyor. İnanıyorum ki Türkiye ile iş yapan Fransız işadamları burada ağırlıklarını koyacaktır. Çünkü bu konuda Türk milletinin ne kadar hassa olduğunu onlar çok iyi bilirler. Biz Fransa ile ikili ilişkilerimizi hep önemsemişizdir. Bizim Paris’teki büyükelçiliğimiz bin 400’lü yıllardan itibaren faaliyet göstermektedir. Bu kadar uzun, kapsamlı, detaylı bir ilişki içerisinde birçok padişah, kral ve Başkanlar, Cumhurbaşkanları, Başbakanları, Bakanlar gelip geçmiştir ama Türk- Fransız dostluğu hep baki kalmıştır. Böyle bir tasarının geçmesi o dostluğa zarar verebilecektir. Bu yüzde Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkileri önemseyen özellikle iş dünyası ağırlığını koyacağına yürekten inanıyorum. Türkiye’yi anlamakta zorlananlar varsa onları Rize’den bir çağrıda bulunmak istiyorum. Anzer balı yesinler, Rize çayı içsinler, rahatlarlar, keyifleri yerlerine gelir o stresleri de azalır. Beklide yaklaşan seçimlerin yarattığı stresi rahatlatmaları açısından Anzer balı ve Rize çayının faydasını onlarda görür.” dedi. Bağış, Belediye Başkanı Halil Bakırcı’ya paylaşmak konusunda bir itiraz yok değimli diye sorunca “Biz şimdi sorumluluk aldık, Fransa’ya Anzer balı ve Rize çayı göndereceğiz. Bizim Anzer balı çok kıymetli” cevabını verdi.
Bağış, “İhracat hedefimizi yakalamak için Anzer’in balını ve Rize çayını dünyaya satacağız. Onlarda bundan yararlanırlar, rahatlarlar. Böyle fafatura kelebekleri gibi ortaya çıkan tasarılara da çok fazla kulak asmazlar. Çünkü onlar zarar verir. Fransa’ya zarar verir. Fransız ekonomisine zarar verir. Bugün Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi. Türkiye AB’nin ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarının yüzde 70’ini sınırları içerisinde bulunduran bir ülke. Avrupa’nın en güçlü ordusuna sahip ülkesi, Avrupa’nın en dinamik genç nüfusuna sahip ülke, ülkemizdeki bitki örtüsü zenginliği AB üyesi 21 ülkenin toplamından daha fazladır. Türkiye’nin potansiyelini öyle göz ardı etmek kimsenin haddi de değil, herkes kendi ayarını bilsin. Biz Türkiye olarak kendimizi dev aynasında da görmüyoruz. Bizde gücümüzün ve potansiyelimiz biliyoruz. Avrupa bizim içinde çok önemli bir ihracat merkezi. Bu ilişkilerde karşılıklı çıkarlar gözetilir. Hiçbir ülke bir başka ülkenin kendi tarihi ile ilgili saçma sapan tasarılarına duyarsız kalmaz. Türkiye’de kalmaz. Bunu Fransız halkı çok iyi bilir.”Dedi.
Yorumlar (Yorum Yaz)
Haberlere yazılan yorumlar, yorumu yazan kişilerin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Okuyucu yorumlarından dolayı ÇAYHABER sorumlu tutulamaz.
Başlık : rahat değilmi Yazan : hasan Tarih - Saat : 2011-12-15 - 21:02:45
KATILIYORUM ( 0 )
KATILMIYORUM ( 0 )
nasıl koltuk rahat değilmi egemen bağış bıde bizide rahatlatsanız