Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,''Milletvekili seçilmiş ve mazbatasını almış olmasına rağmen, parlamentoya gelerek ant içme fırsatı bulamayan arkadaşlarımız için üzülüyorum. Çünkü onların içeride tutuklu kalması milli iradeye saygısızlıktır'' dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve RTÜK'ün 2012 yılı bütçeleri üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.
TUTUKLU VEKİLLER
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, konuşmasında tutuklu milletvekillerinin durumuna da değindi. Arınç, şunları söyledi:
''Ben bir siyasetçi ve milletvekili olarak, her şeyi bir kenara bırakarak, şu anda milletvekili seçilmiş olmasına, mazbatasını almış olmasına rağmen, parlamentoya gelerek ant içme fırsatı bulamayan arkadaşlarımız için, görüşlerinin hiçbirini paylaşmadığım halde, üzülüyorum. Çünkü onların içeride tutuklu kalması milli iradeye saygısızlıktır. Milletin seçtiği bir insan, parlamentoya gelir ve yasama görevine başlar. Birincisi, yasama organı olarak biz bunu yapmalıyız. İkincisi, mutlaka yargıda bunu dikkate alarak milletvekili seçilmiş olan, milletvekili sıfatını taşıyan insanları tahliye etmelidir. Bu bir talimat değil. Çünkü milli irade burada seçmiş. 'Milli irade yanlış yapmış'... Sen bunu tartacak noktada değilsin. Sen yargısın, sen işin o tarafına bakmayacaksın. Seçimden önce sorulduğu zaman iki şey söyledim. Bu insanlar mahkemeden, davadan, tutukluktan kurtulmak için aday olmak isteyebilirler. Bu yanlıştır ama içgüdüsel bir davranıştır, herkes böyle bir imkanı kullanabilir. 'Ben niye içeride çürüyeyim kardeşim. Bir an evvel milletvekili olayım çıkayım' diyen bir insana, 'senin kalbin kötü, sen içeride kal' denemez. Bir insan içgüdüsel bir şekilde kendisini cezaevinden kurtarmak isteyebilir. Asıl sorumluluk, onu aday yapan partidedir, asıl sorumluluk onu seçen milletimizdedir. Onu aday yapan parti doğru yaptığına inanıyorsa ve milletimiz de oylarıyla onları seçip parlamentoya göndermişse ağzımızı kapatacağız. Hiçbir şey söylememize gerek yok. Seçilmişlerdir, yerleri parlamentodur. Geleceklerdir, burada görevlerini yapacaklardır. Hiçbir partinin milletvekilleri hakkında da ayrım yapmıyorum. BDP için de söylediğim doğrudur, CHP için de MHP için de... Milletvekili seçilmiş o arkadaşları ben özlüyorum. Parlamentoya gelip ant içmelerini ve görevlerine başlamalarını da arzu ediyorum. Bu tartışılacak konuyu ben kendi görüşüm olarak ifade ettim.''
MEDYADAN DESTEK İSTEDİ
Bülent Arınç, Basın Kanunu'nda basın özgürlüğünü kısıtlayan maddeler üzerinde birlikte çalışmaya hazır olduğunu vurgulayarak, kendi yaptığı çalışmaya katkı istedi. Arınç, gazetecilik kuruluşlarının bu konuda ciddi bir çaba sarf etmediklerini, sadece konuştuklarını dile getirdi.
Yorumlar (Yorum Yaz)
Haberlere yazılan yorumlar, yorumu yazan kişilerin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Okuyucu yorumlarından dolayı ÇAYHABER sorumlu tutulamaz.
Başlık : İLGİNÇ Yazan : Siyasi-yorum Tarih - Saat : 2011-11-03 - 11:05:31
KATILIYORUM ( 0 )
KATILMIYORUM ( 0 )
Sayın ARINÇ renkli kişiliği ile sürekli gündem oluşturmakta. Müthiş değişim gösterebilme özelliğine sahip. Seçim öncesi üzüntü duyma duygusu izinde olan arınç herhalde BDP lileri mecliste görünce CHP ve MHP vekillerinin içerde kalmasının haksızlık olduğunu anladı. Sayın arınç buna üzülürken halk da başka şeylere üzülüyor. Cumhuriyet bayramı kutlamaları iptal edilirken SHERATON otelindeki düğüne katılmaya, Şırnak'ta sürekli terör olayları oluşturulurken ilin zirvesine 50.000 Ton ağırlığında Amerikan radarı kurulmasına, Ekenomik sıkıntılar içerisinde olup Kurban kesememeye, Eflasyon ve dolar yükselirken maaşların yükselmemesine, yıllarca deprem vergisi verip küçük bir depremde dahi halktan yardım toplama kampanyasına girişilmesine daha birçok olaya üzülüyoruz sayın bakanım. Sizin üzüntünüz ile bizim üzüntümüz acaba bir olacak mı?...